Yazı Detayı
19 Mayıs 2020 - Salı 10:46
 
Ben, Yaptığı Hataları Çabuk Kabullenen Biriyim.!
Onur ERDOĞAN
adommedya@gmail.com
 
 

Ben, Yaptığı Hataları Çabuk Kabullenen Biriyim.!

Siz hatalarınız ve başarısızlıklarınız karşısında nasıl davranırsınız?

Hatalarımızdan her zaman bir ders alabilir ve bir sonraki davranışlarımızı duruma göre planlayabiliriz belki ama toplum olarak hatalarımızla nasıl yüzleşeceğimizi ve baş etmek için neler yapmamız gerektiğini maalesef ki bilmiyoruz.

Kendi hatalarını hiç kabul etmeyenler ve kendi hatalarından sonra kendilerine çok acı çektirenler olarak ikiye ayırmak istiyorum.

İlk öğrenmeye başladığımız andan itibaren hata yaptığımızda ailemizin bize kızmasından, cezalandırmasından, ayıplamasından sonra artık sevilmeyeceğimizi düşünür ve korkarız.

Okulda başarılı olmamızın tek koşulunun hata yapmamak olduğu öğretilir, en kolay yöntem sisteme uyarlanmıştır bile. Bizim adımıza karar verilmiştir, eğitmek yerine ezberletmeyi seçerler ve bir üst sınıfa geçememekten korkarız.

Çalışma hayatında bambaşka bir düzen gelir karşımıza. Tartışma, fikirlerini beyan etme ve sorgulama derler sistem bozulmasın diye. İtaatkâr, ruhsuz, heyecansız ve mutsuz olduğumuz işlere mahkûm oluruz yıllarca. Ama bu gerçeklikle yaşamamız gerektiğini anlarız ve işsiz kalmaktan korkarız.

Yetiştirildiğimiz ortam ne kadar farklı olursa olsun, bir yaştan sonra evlenmemiz gerektiğini hafızamıza çoktan kazımışlardır. Mutlu olmanın tek koşulunun aile olmamız gerektiğini düşünür, belki de hiç hazır değilken bile evleniriz. Her şeye rağmen aradığımızı bulamasak bile ayrılamayız. Ayıplanmaktan, dışlanmaktan, toplum baskısından ve hatta öldürülmekten korkarız.

İş ya da özel hiç fark etmeden hata yapmak kaçınılmazdır. Yaşamak zaten hata yapmak ve bunlardan tecrübe kazanmak üzerine kurulmuştur. Hata yapmak hiç hoş değildir. Tüm hatalar sonucunda küçük ya da büyük bir acı verir ve bu duruma kayıtsız kalmak söz konusu değildir.

Şimdi hepimiz birkaç dakika tüm hatalarımızı gözden geçirelim.

Söylemekten korktuğumuz sözleri, yapmaktan çekindiğimiz hareketleri, eleştiremediğimiz arkadaşlarımızı, yöneticilerimiz, almaktan korktuğumuz inisiyatifleri ve bize öğretilmiş duyguların yerine koyamadığımız mantığımızın hayatımızdan neler alıp götürdüğünü düşünelim. Aklımızda hep var olan bilmek ile yapmak arasında derin bir çizgi oluşuyor. Asıl bu çizginin derinliği korkutmalıdır hepimizi.

Başarıya giden en düz yol aslında başarısız denemeler sonrasında ortaya çıkmaktadır.

Eğer hata yoksa deneme de katılım da yoktur. Toplum olarak ilerlememiz için yenilikçi, girişimci, statükoları sorgulayan, yaratıcı, cesur, özgür ve hata yapmaktan korkmayan bireylere ihtiyacımız vardır.

Her birimiz yaşantımızı tekrar gözden geçirelim ve kararlar alalım. Kendi hata tolerans limitlerimizi arttırıp, etrafımızdakilerin hata yapmasına izin verip, bu durumun insani bir şey olduğunu birbirimize anlatalım.

Anlatalım ki, arkamızdan gelen kuşaklar hata yapmanın ayıp olmadığı bilerek yetişsinler.

Bilsinler ki, neyin nasıl olması gerektiğini anlamak için nasıl olmaması gerektiğini anlayabilsinler…

Ben bir şeyler yapmadan başkalarının sunduğu hayatlarını yaşamak yerine, hatalar yaparak kendi hayatını yaşamaktan mutlu ve şerefli yaşamayı seçenlerdenim.

Ya sen?

Onur ERDOĞAN

15/05/2020

 

 

 
Etiketler: Ben,, Yaptığı, Hataları, Çabuk, Kabullenen, Biriyim.!,
Yorumlar
Haber Yazılımı