Yazı Detayı
09 Şubat 2019 - Cumartesi 10:40 Bu yazı 392 kez okundu
 
Bir Tek Çocuklar Konuşsun
Zeliha ÇERİKAN TORUN
 
 

Eskiden kız çocukları derken, insanın aklına direkt olarak süslü, bıcır bıcır prensesler gelirdi .
Şimdiyse, ne yazık ki, yazıklar olsun ki hüzne boğuluyoruz ...
Kızlarımıza etek, şort hatta hatta kalçasını kapatmıyorsa tayt bile giydiremez olduk ... 
Canlı renkler giydirmiyoruz ki, dikkat çekmesinler ...
Süslü tokalar takmaz olduk, aman bırakın dağınık gezsinler ...
Şaka gibi hallere girdik özetle ve aslında ne kadar da vahim bir durumdayız farkındayım.
Bir şeyin ne kadar yanlış olduğunun, farkında olarak yapmak, ne kadar da ürkütücü ...
Ama maalesef ki, bizleri bu psikolojiye sürüklediler ...
Şerefsiz kelimesinin az, pislik kelimesinin iltifat kaldığı bu lanet insan müsvettelerini Rabbim bildiği gibi yapsın inşallah ...
Bizler ki, o yavrucaklarımızı ne hallerle, ne umutlar ve hayallerle büyütüyoruz ...
Gecede kaç kez nefesini dinliyor, bir kez tıkansa on gece uyumuyoruz ... 
Neden? Şerefsizin teki ona kıysın diye mi?
Haysiyetsizin teki canını acıtsın diye mi?
Sen kız çocuğusun, dikkatli olmalısın.
Düzgün oturup, düzgün kalkmalısın.
Evladım sen erkek adamsın, ağır ol.
Sen erkek çocuğusun ağlama.
Ya sonra?
Sonrası eskisi gibi değil artık, buraya kadar!
Eskidendi o güzel insanlar, eskidendi o evlada evlat gibi hatta hatta kendi evladı gibi bakan insanlar.
Şimdi ki bazı insan türevleri, ki insan demeye bin şahit lazım, bırakın başkasının evladını, kendi evladına dahi evlat gibi bakmaz oldu.
Aklın almadığı ve sabrın kalmadığı günümüzde artık uyku uyuyamaz olduk.
Korkuyoruz evlatlarımız için.
Kardeş isteyen bir çocuğa, aynı yaşta ki başka bir arkadaşı 'boşver öldürüp çukura atıyorlar' diyebiliyor artık düşünebiliyor musunuz?
Bu nasıl kahredici bir tablo farkında mı herkes inanın onu bile bilmez olduk artık.
Hayatta kalabileceğimiz en kötü ve vahim durum, alışmak!
Lütfen alışmayalım!
Lütfen, evlatlarımıza bağırmaları gerektiği zaman bağırmalarını, susmamalarını hatta hatta gerekirse aralıksız konuşmalarını söyleyelim. Neyin ne kadar yettiği ya da yeteceği tabi ki koca bir soru işareti.
Lâkin temelde yatan, koskocaman bir sevgisizlik ve cehalet sürdükçe bazı şeylerin korkarım önüne geçemeyeceğiz.
O nedenle lütfen susmayalım, alışmayalım.
Bizler susmayalım ki, evlatlarımız da sonsuza dek susmasınlar ...
Hatta hatta sonsuza dek bir tek çocuklar gülüp, çocuklar konuşsunlar ...

 
Etiketler: zeliha torun, çocuklar, süslü, prensens, evlat, iltifat lanet, köşe yazısı
Yorumlar
Haber Yazılımı