Yazı Detayı
30 Eylül 2019 - Pazartesi 17:19
 
Kabağında Sahibi Var...
Aynur YAVUZ
adommedya@gmail.com
 
 

Kabağında Sahibi Var...

Vaktiyle Kalenderiyye yoluna mensup bir derviş, nefsle mücadele makamının sonuna gelir. Meşrebin usulünce bundan sonraki makam Kalenderilik makamıdır. Yani her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir. Saç, sakal, bıyık, kaş, ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.

-Vur usturayı berber efendi, der.

Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak

- Kalk bakalım kabak, kalk da traşımızı olalım, diye kükrer.

Dervişlik bu. Sövene dilsiz, vurana elsiz gerekmiş ya kaideyi bozmaz derviş. Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahçup, fakat korkmuştur.

Ses çıkaramaz. Kabadayı koltuğa oturur, berber traşa başlar. Fakat küstah kabadayı traş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder: ‘Kabak aşağı, kabak yukarı.’

Nihayet traş biter, kabadayı dükkandan çıkar.

Henüz bir kaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır.

Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir.

Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür.

Görenler çığlığı basar.

Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayrı ihtiyari sorar :

- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?

Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:

- Vallahi gücenmedim ona.

Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki bu kabağın bir de sahibi var. O gücenmiş olmalı....

 

Yemende açlıktan ölen 80 bin çocuğun, Suriye de savaşta ölen 353  bin 900 kişinin (100 bini kayıp) Arakanda, Miammarda, doğu Türkistanda Afrikada ve dahi İslam coğrafyasında öldürülen, haksızlığa uğrayan, zulüm gören, onurlarına dokunulan, madur'un, mazlumun da  sahibi var.

 

Atılan bombalar sonucu yıkılan evlerinin enkazından; elleri ile kazarak çıkardığı evladının cesedini kucaklayan, yürekleri paramparça olmuş  ağlamaktan göz pınarları kurumuş ana babanın feryadını arş-ı ala duyarken, üç maymunu oynayıp" duymadım, görmedim, bilmiyorum "demek üzerimizdeki vebali hafifletmez.

Kafamızı deve kuşu gibi kuma gömerek etrafımızdaki yangını görmemek, yok saymak kainatın sahibini gücendirir.

 

Üç gün önce meydana gelen 5.9 deprem;  biz kulların ne kadar acziyet içerisinde olduğumuzu gözler önüne serdi.

Çığlık çığlığa evlerimizden kaçarken, sokaklarda, parklarda deprem olacak endişesi ile sabahlarken, on yıldır üzerlerine  bomba yağan, hergün, her saat ölümün soğuk nefesini enselerinde hisseden ümmeti  düşünme anlama fırsatı vermiştir inşaallah.

Çaresizliğin ne kadar zor olduğunu anlayıp, bize sığınan yardım isteyen kardeşlerimize su-i zanla yaklaşmayı bırakıp, merhamet nazarı ile bakmayı umarım öğrenmişizdir.

Unutmayın!..

Kabak derviş'in hakkını külhanbeyinde bırakmayan Allah, mazlumun ahını da elbette zalimde bırakmayacaktır.

 

Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.

Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu

görecektir. (Zilzal suresi 7.8.ayet)

Selam ve dua ile

 
Etiketler: Kabağında, Sahibi, Var...,
Yorumlar
Haber Yazılımı