Yazı Detayı
15 Temmuz 2019 - Pazartesi 15:45
 
Kim demiş ki 15 Temmuz tiyatro diye!
Aynur YAVUZ
adommedya@gmail.com
 
 

Kim demiş ki 15 Temmuz tiyatro diye
bal gibi de kanlı  darbe girişimi.

15 Temmuz 2016
Sıcak bir yaz akşamı. Ailece oturmuş tv izliyoruz. 
Seyrettiğimiz programda alt yazı geçmeye başlıyor. 
"Boğaziçi köprüsünde tanklar trafiği tek yönde kapattı" diye. 
Önce afallıyoruz. Emekli Tankçı Astsubay olan eşim
"Allah Allah Tank'ın köprüde ne işi var? Jandarma bölgesi de değil" diyor ve olayı anlamak için telefona sarılıp arkadaşlarını arıyor. 

Bir hafta önce teröristler, Atatürk havalimanına saldırıda bulunup bu saldırıda verilen 44 Şehitimiz aklıma geliyor.
Eşime yine bir terör saldırısımı var?
Onamı gidiyorlar acaba diyorum. 
Hala yaşanan menfur saldırının etkisinden kurtulamamışken, inşaallah yine bir yerlere saldırmazlar diye dua ediyor ve telefonumu elime alıyorum. 

O dönemde de Beylikdüzü Ak Parti Kadın Kolları Halkla İlişkiler Birim Başkanıyım.
Whatsap Gurubumuz hareketleniyor. 
Herkes birbirine ve o gün ki Kadın Kolları Başkanı Fatoş hanıma soruyor.
Köprüde neler oluyor? başkanım bilginiz varmı diye... 
Oda bizleri telaşlandırmamak adına suhulete davet ediyor.
Bende asker eşi olarak eşimle yatığımız değerlendirmeyi paylaşıyorum bir terslik var bu işte diye. 

Bu arada tvde, Başbakan Sayın Binali Yıldırım "Bu bir darbe kalkışmasıdır" açıklamasını yapıyor. Akabinde guruptan ilçe binasına gelin çağrısı yapılıyor. 

Hemen eşim, kızım ile birlikte kalkıp abdestimizi  alıyor, feracemi üzerime giyip hep birlikte arabaya binip ilçe binasına doğru yola çıkıyoruz.
Arabada  radyodan da gelişmeleri takip ediyor Darbeyi kim ne adına yapıyor? aktörleri kim? anlamaya çalışıyoruz. 

Yolda kızımın teklifi ile ilçe binasına gitmekten vaz geçip yönümüzü boğaz köprüsüne çeviriyoruz. 
Darbecilerin TRT binasını işgal edip, spikere basın bildirisi okuttuklarını duyuyoruz.
E5 çıktığımızda şok üzerine şok yaşıyoruz. Bayrakları alan sokaklara dökülmüş, araçlarla  Beylikdüzü tarafına gitmenin imkanı yok. İnsanlar akın akın Ak parti ilçe binasına gidiyorlar.
Bizim hedefimiz Boğaz köprüsü. Elimde telefon gurupları bilgilendiriyorum watzaptan. 

Yollar mahşer yeri, kah duruyoruz kah yavaş yavaş ilerliyoruz. 
Atatürk Havaalanına yaklaştığımızda yanyola tır'ın devrilip yolu kapattığını görüyoruz. 
Az daha ilerleyince yolun tam ortasında tank'ın yolu kapattığı üzerinde de halktan insanların olduğunu görüyoruz.
Boğaziçi köprüsüne gitmekten vaz geçip arabayı park edip onlara katılıyoruz. 
Halk, tank'ın içerisindeki darbeci askerleri bertaraf etmiş, anlı şanlı Türk bayrakları ile tankın üzerinde zafer işareti yapıyorlar.
Reis'in  halk'ı meydanlara, Atatürk Havalimanına çağırdığını ve kendisinin de halkla Atatürk havalimanında buluşacağını öğreniyoruz. 
Atatürk havalimanına yürümeye başlıyoruz. 
Allahım Mahşeri bir kalabalık. 
Koltuk değnekleri ile yürümeye çalışan bacağı kırık genç kardeşimiz, 80 lik amca, yüzü tamanen beyaz sargı bezi ile sarılı, (belliki operasyon geçirmiş) hanım kardeşim.
3 yaşındaki evladını omuzları üzerine almış, koşar adımlarla havalimanına beyefendi kardeşim... 
Tekbirler, salavatlar arş-ı alayı titretiyor. 
Yürürken bir taraftanda insanları inceliyorum. 
Hiç kimsenin yüzünde korkunun emaresi yok. 
Hepsi sanki ŞEHİT namzedi.
Bu  VATAN için ölmeye hazır, vatan evlatları. 
Atatürk havalimanı kapısında bulunan ikinci Tank'ıda darbeci askerleri derdest eden  halk üzerine çıkmış  Türk bayrağımızı sallıyorlar gururla. 

Darbeci askerler kuleyi ve havaalanı personelini de zapt etmişler teslim olmuyor, direniyorlar. 
Sanki sanırsın düşman askerleri. Kime, neye karşı direniyorlar anlamış değiliz. 
İçeri gitmek için hamle yapıyoruz polisler engelliyor.
"Kontrol altında az sabredin" diyorlar ve nitekim az sonra içeriden darbeciler'in derdest edildiği haberi geliyor. 
Tam da şükürler olsun bitti derken üzerimizden geçen jetlerin çıkardığı seslerle yerlere yatıyoruz. 
O ses nasıl bir ses!..Allahım.
Sanırsın yabancı devletler memleketi işgal etti üzerimize bomba yağdırıyorlar. 
Eşim "korkmayın bu bomba değil, sonik patlama yani uçakların ses hızını geçerken çıkardığı ses" diyerek bizi sakinleştiriyor. 
Herkesin dilinde tekbirler, salavatlar... 
Bir taraftan da İstanbul'un diğer bölgelerinden akraba tanıdıklar vasıtası ile bilgi almaya çalışıyoruz.
Eşim polis olan yiğenini arıyor"Amca diyor İbb'nin önünde çatışma var kurşunlar yağmur gibi üzerimize yağıyor" diyor. 
Köprüde darbecilerin halka kurşun yağdırdığı, şehitlerin olduğu haberini okuyoruz telefondan. 
Bu Vatan'ın evlatları bu kadar cani olamazlar.
Gözlerini kırpmadan  kardeşlerini vuramazlar derken "karıncayı incitmez" denen darbeci fetö hainlerinin nato uşaklarıyla birlikte birer katile dönüşüp halkı şehit ettikleri haberlerini okudukca darbecilere olan kinimiz artıyor. 

Salalar yükseliyor gökyüzüne her bir caminin minaresinden... 

"Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Rasulallah!
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Habiballah!
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Nûre Arşillah!
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Hayra Halgillah!
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin!
Vel Hamdü Lillahi Rabbil Alemin!"

"Ey Allah'ın Resûlu, salat-u selam senin üzerine olsun!
Ey Allah'ın Habibi, salat-u selam senin üzerine olsun!
Ey Allah'ın Arşının Nuru, salat-u selam senin üzerine olsun!
Ey Allah'ın Mahlukatının Hayırlısı, salat-u selam senin üzerine olsun!
Ey Öncekilerin ve Sonrakilerin Efendisi, salat-u selam senin üzerine olsun!
Hamd Alemlerin Rabbi Olan Allah İçindir!"

Mahşeri kalabalık hareketleniyor,
Reis geliyor.... 
İndi inecek derken  Havalimanına iniş yapıyor.. 
Mahşeri kalabalık tekrar hareketleniyor ve" Dik dur eğilme bu millet seninle"sloganları ile karşılayıp bağrına basıyor. 

Ellerde bayrak, dillerde tekbir, kalplerde iman oldukça fetö ve avanesi bu millete darbe yapamayacaklarını anlıyorlar. 
Sabahı ediyoruz öğlene doğru eve geliyoruz. 
15 Temmuz hatıralarımdan hiç silinmeyecek. 
Şehadete koşarak gittik Rabbim bize bu sefer  nasip etmedi. 
Allah birdaha 15 Temmuzlar yaşatmasın, lakinnn olurda hainler tekrar denerseler hiç teretdüt etmeden yine sokaklara dökülürüz. Bellimi olur belki bize de Şahadet nasip olur. 
Uğrunda ölünecek başka Vatan yok. 
Vatan uğruna şehadete koşan  tüm şehitlerimizle birlikte 15 Temmuz şehitlerini de rahmetle, Gazilerimizi de minnetle anıyoruz. 
Tüm şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun. 
Selam ve dua ile..

 
Etiketler: aynur yavuz, 15 temmuz, darbe,
Yorumlar
Haber Yazılımı