Yazı Detayı
04 Ocak 2021 - Pazartesi 09:51 Bu yazı 103 kez okundu
 
Milenyum İşte!
Onur ERDOĞAN
adommedya@gmail.com
 
 

Milenyum İşte!

 

aİşte beklediğimiz 2000’li yıllar geldi, Dünya’yı yerden yere vurarak hızla geçiyor bile…

O şatafatlı ve abartılı milenyuma gireli tam 20, yıl geçti bile. Hani küresel ısınmanın getirdiği yüksek sıcaklık artışıyla savaşıyorduk, yıldız hareketlerinin yaşamımıza etkisini anlamaya çalışıyorduk?

Dünya savaşlarının belgesellerini izlerken, atom bombasının zararlarını, nükleer santral facialarını, Nazilerin gaz odalarına hayret ediyor, Ay’ın karanlık yüzüne yapılan seyahati canlı yayından izliyorduk çayımızı yudumlarken…

Biz farkında olmadan felaketler peş peşe yaşanmaya başlamıştı bile. Avusturalya’da 240 gün süren yangın, Elâzığ depremi, bitmeyen kadın cinayetleri, Pandemi etkisi, İzmir depremi, kuraklık ve mutasyona uğrayan virüs derken başımızı çıkaramadığımız evlerimizde anlamadan, nefes almadan ve en kötüsü acımasızca geçti bitti 2020…

Koskoca 365 gün Pandemi etkisinde yaşandı.

Biz milletçe kenetlendik ama siyasetçilerimizin atışmalarını salgın bile durduramadı.

Eğitim durdu, işyerleri birer birer kapandı ya da iflas etti ama itibardan fedakârlık edilemedi.

Tam alıştık artık, bitecek dedik yeni düzene hemen uyum sağladık. Evlere kapandık günlerce, sonra birden hadi tatile gidin dediler, koşa koşa gittik. Hasta olduk, öldük, sonra bize kızdılar, sonra kusurlu biz olduk yine.

Hepimiz belli olamayan çözümü bekliyoruz bilinmez insanlardan. Artık ajanslara güvenemiyoruz, tek umudumuz telefondan. Ne kaldı ki endişeden ve korkudan başka öğrenecek acaba?

Şimdi bir de bardağın dolu tarafından bakalım ve küçük dersleri sıralayalım.

Yeryüzünde her santimetreyi kendi menfaatleri için kullanan insanoğlu, göremediği bir düşmana bile yenik düşebiliyormuş.

Öldüğümde cenazeme gelen olamıyorsa, kim ne dermiş diye yaşamak yalanmış, anladık.

Hayatımızdaki öncelikler ve değerler kriz döneminde terse döndüyse, o zaman hayat akışımız yanlış, yeni anladık.

Toplumsal dayanışmanın hepimizin yaşamı için önemli olduğunu, empati ve paylaşmanın değerini, kendin için istediğini başkası için de istemen gerektiğini şimdi öğrendik.

Güç, mevki, şöhret ve para peşinde koşmak yerine, hayatın anlamı peşinde koşmalıyız.

2021 yılında yaşam felsefemizi gözden geçirip;

Kazandıklarımızı kaybetmenin korkusunu yaşamak yerine, tekrar ayağa kalkmak ve yola devam edebilmenin yolunu bulmaya çalışmalıyız. Ardımızdan gelen nesillere bu savaşçı, üretken, toplum kültürünü bırakmalıyız.

Yani insanlığımızı hatırlamalıyız…

 

 

 

 
Etiketler: Milenyum, İşte!,
Yorumlar
Haber Yazılımı