Yazı Detayı
31 Ocak 2019 - Perşembe 15:26
 
Yıkıcı Güç..!
Neval KÜTÜK
fikir52
 
 

Yıkıcı Güç..! 

 

Yıkıcı bir güç olan şiddet enerjisi, Dünya Değişim Akademisi nde uygulanan Değişim Programları etkisiyle ve içsel simya sanatı sayesinde kısa zamanda saflaştırılarak merhamet enerjisine dönüştürülür. Böylece bu negatif enerji pozitife dönüştürülerek tekamül yolunda kullanılır ve enerji de yükselir. 

 

 

Insanın enerjisi yükseldiğinde motivasyonu artar, yaratıcı güç aktive olur, insanın üretme potansiyeli güçlenir. Şiddet enerjisi de bir güç olduğu için tekamül yolunda olağanüstü bir araca dönüşerek tekamülün zirvesine ulaşılabilir. Fakat şiddet enerjisi baskılanırsa gittikçe daha büyük bir engel olur.

 

 

Bastırılan şiddet saldırgan eylemlere dönüşür. Saldırganlık ve öfkeyle beslenen şiddet artarak insan bünyesine fiziksel, zihinsel, duygusal, psikolojik yollarla zarar verir. Bu saldırganlığı kişi kendisine de uygular başkalarına da uygulayabilir.

Şiddet bastırıldığında acı dolu sonuçlar doğuracaktır. Mesela cinsel dürtü de sürekli engellenirse , kişide öfke ve saldırganlık enerjileri ortaya çıkmaya başlar o yüzden tüm içgüdüler doğal yollarla serbest kalmalıdır. 

 

 

Aşk enerjisi doğal olarak akınca ve insan aşkı  baskılamadan yaşamaya başlayınca içteki çatışma son bulur ve barış ortamı sağlanır. Aşkın olduğu yerde savaş olamaz. Savaş yerine barış ortamının sağlanması için cinsel tabular kaldırılmalıdır. İnsanlar duygularını serbestçe yaşarlarsa, o zaman şiddet yerini sevgiye bırakır. 

 

 

Bastırmak yerine dönüşüm gerçekleştirilmelidir çünkü dönüşmek kalıcı olandır. İçsel dürtüler akışında yani doğal  yaşanırsa karmaşa da ortadan kalkar. O zaman insandaki içsel enerjiler uyumlu ve dengeli  şekilde akmaya başlar. Doğal olmak, kendin olmak demektir; insan doğal olduğunda yapay benlik ortadan kalkar ve rol yapma gereksinimi de yok olur. 

 

 

Değişim Sanatı sayesinde şiddetin merhamete dönüşme mucizesi gerçekleşir. Nefes teknikleri insanı öz doğasına döndürür ve kendini keşfetmesini sağlar. Böylece varoluşsal deneyimler yaşanır. 

 

 

Şiddet insan doğasında var olan doğal bir duygudur çünkü şiddet hayatta kalma aracıdır. O yüzden şiddetin varlığı için suçluluk duyulmamalıdır. İç dürtüler bütünüyle kabul edilmeli ve yargılamada bulunulmadan gözlemci kalınmalıdır. Suçluluk hissi, var olan şiddeti daha da artırır çünkü suçluluk hmek doğal olmamak demektir.

Suçluluk duygusundan özgürleşmek için dayatılan tüm tabuları bırakmak gerekir. O zaman kölelikten kurtuluş gerçekleşerek özgürlüğe kavuşulur. Ebedi ruhi varlık olma gerçeğinin sürekli hatırlanılması ve o gerçeğe göre hareket edilmesi özgürlük kapılarını açar. 

 

Şiddetle baş etme yöntemleri de şiddetle savaşmaktır; bu yöntemler de şiddeti daha da artırır. O yüzden suni çabalara son vermek ve doğal yaşamak gerekir.  Şiddetsiz olmak için yapılan her çaba şiddeti daha da besler. Zihinsel yollarla şiddetin önüne geçilemez. Zihin üretimi şeyler doğal olmadığı için insanı gerçek yaşamdan uzaklaştırır. Ancak tekamül sayesinde insan zihinsizlik haline gelebilir. Yani metafizik dünyaya adım atabilir. Hayatta kalmak için uygulanan şiddet olumludur ama özellikle şiddetsiz olmaya çalışmak ve şiddeti baskılamak pozitif bir eylem değil aksine yıkıcı bir güçtür.

 

İçinizdeki şiddeti görün, kendinizi suçlamadan onu sindirmeye çalışarak gözlemleyin. Farkındalık sayesinde şiddetin kaynağını bulabilir ve merhamete dönüştürebilirsiniz

 

 
Etiketler: neval kütük, köşe yazarları, kişisel gelişim makaleleri, makaleler, en iyi köşe yazarları,
Yorumlar
Haber Yazılımı