22.02.2026 18:20:00

İsmet ÜNAL


Laiklik Maskesi Altında Dinî Değerlerimize Yönelik Engellemeler

          Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana Türkiye’de laiklik tartışmaları, dinî değerler ile devlet düzeni arasındaki ilişkinin en sert çatışma alanlarından biri olmuştur. CHP’nin iktidarda olduğu dönemlerde uygulanan politikalar, geniş muhafazakâr kesimler tarafından dinî hayatın kısıtlanması olarak değerlendirilmiştir.  

          Laikliğin Uygulama Biçimi

CHP’nin laiklik anlayışı, dinin kamusal alandan tamamen uzaklaştırılması üzerine kurulmuştur. Bu yaklaşım, başörtüsü yasağı, imam hatip okullarının kapatılması veya sınırlandırılması, dinî etkinliklerin engellenmesi gibi uygulamalarla somutlaşmıştır.  

Toplumun geniş kesimleri, bu politikaları “din düşmanlığı” olarak algılamış ve laiklik kavramına karşı mesafeli hale gelmiştir.  

          Toplumsal Algı ve Tepkiler

Muhafazakâr kesimler, laikliğin din özgürlüğünü koruması gerekirken, CHP’nin uygulamalarında bunun tam tersine dönüştüğünü savunmaktadır. “Türkiye’yi Hristiyanlaştırma” iddiası, tarihsel bir serunevi vardır (CHP. li bir bakanın İngildereye 1930 yıllarda verdiği bir sözdür)CHP’nin dinî değerleri bastırma politikalarının toplumda yarattığı güvensizliğin bir yansımasıdır.  

Bu algı, CHP’nin laiklik söylemini bir “maskeyle” din karşıtlığına dönüştürdüğü düşüncesini pekiştirmiştir.  

          "Atatürk’ün İsminin Kullanılması"

CHP, laiklik politikalarını Atatürk’ün mirasıyla meşrulaştırmaya çalışmıştır. Ancak muhafazakâr kesimler, Atatürk’ün isminin dinî değerleri bastırmak için bir araç olarak kullanılmasını eleştirmektedir.  

Bu durum, Atatürk’ün hatırasının siyasi polemiklerde bir “kalkan” haline getirildiği yönünde tartışmalara yol açmıştır.  

          Türkiye’de laiklik tartışmaları, dinî değerlerin kamusal alanda nasıl yaşanacağı sorusuna odaklanmaktadır. CHP’nin tarihsel uygulamaları, geniş kesimlerce dinî hayatın engellenmesi olarak görülmüş ve bu algı günümüze kadar taşınmıştır. Bugün hâlâ laiklik, bir kesim için özgürlüklerin teminatı, diğer kesim için ise dinî değerlerin bastırılması anlamına gelmektedir. Bu ülkede Aydın kecinen bir kesim yüz altmış imza toplayıp dini degerlerimize saldırı yapmışlardır. Bu Aydın kecinen muptezeller ne hakla mudedeyyin kesimlere saldırı yapabiliyorlar ve ne yazikki bunları destekliyen de maalesef ülkemin anamuhalefet partisidir. Ramazan dolaysiyla okulda okuyan evlatlarımıza oruç tutmaları ve etkinlik yapmalarına müsade edilmelidir. Bunu bile gündeme getiren bir güruh var bende buradan onlara soruyorum burası eski at koşturduğunuz Türkiye değildir yeni Türkiye'nin şartlarına uyacaksınız içinize de sindireceksiniz.

 


Maarif Sofrasında Ramazan Bereketi
Şahin'den Kadın Eğitimcilere Anlamlı Ziyaret
Işık; Yetimlerle Aynı Sofrada Buluştu
Sözveren; Milli ve Manevi Değerlerle Büyüyen Nesiller Yetiştiriyoruz…
Çalık Yeniden Silivri’ye Sevk Edildi
Çalışkan’dan Bağımlılıklarla Mücadele Çağrısı
Beylikdüzü’nde Maarifin Kalbinde Ramazan Coşkusu
Sefalık’ta Maarifin Kalbinde Ramazan Coşkusu
2026 Yılı Çeltik Ekim Başvuruları Başladı
Okçuluk Ruhu İftar Sofrasında Gönülleri Birleştiriyor
Maarifin Kalbinde Ramazan Buluşması
İzsiz’den Kadim Dostlara Vefa Buluşması
Yalçın'dan Öğretmene Şiddete Karşı Güvenli Okul Çağrısı
Ağırbaş; Maarif Modeli İle Değer Temelli Eğitim…
Sarıkaya; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, Bakış Açısını Güçlendiren Bir Rehberdir

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.