3.06.2025 13:46:00

Bayram Sabahı…


Erkenden uyanırdık. Ev, sabahın serinliğinde bile sıcacık olurdu; annemin mutfakta telaşla hazırladığı kahvaltının kokusu sarardı dört bir yanı. Bir yanda taze pişen çöreklerin kokusu, bir yanda babamın yüzüne bolca sürdüğü limon kolonyası…
Her şeyin bir düzeni, bir adabı vardı o zamanlar. Sessiz bir heyecanla hazırlanırdık bayrama.
Her bayram için, annemin sabaha kadar uyumadan dikip yetiştirdiği yeni kıyafetlerimizi giyerdik; bazen de yeni bir çift ayakkabı eşlik ederdi.
Saçlarımız özenle taranmış olurdu. Ellerimizde şeker torbaları, gönlümüzde saf bir sevinçle mahallede komşuların ellerini öpmeye giderdik. Şekerler, fıstıklar, bazen de mendil içine özenle konulmuş harçlıklar dolardı torbalarımıza. Mutluluktan attığımız kahkahalar tüm sokağı inletirdi.

Ne cep telefonları vardı ne de sosyal medya… Ama iletişim bambaşkaydı; bir göz teması, bir sarılma, bir “hoş geldiniz” tüm kalpleri ısıtmaya yeterdi.
Kurban kesilirken çocuk aklımızla ürperir, ama sonra etin pay edilmesini izlerdik. Komşulara, ihtiyaç sahiplerine dağıtılan her tabakta sadece et değil; annelerimizin sevgisi, babalarımızın emeği, bizimse umutlarımız taşınırdı.
Kokusu bile başka olurdu o günlerin: sabun gibi, tarçın gibi, eski fotoğraflar gibi…

Şimdi her şey daha karmaşık, daha hızlı… Ama içimde bir yerde hâlâ o eski bayram sabahlarının huzuru yaşıyor.
Kurban Bayramı geldiğinde, en çok da o eski günlere dönmek isterim. Çünkü bayram sadece bir gelenek değil; çocukluğumuzun, ailemizin, değerlerimizin bize bıraktığı en kıymetli mirastır. Gönüllerde kurulan köprülerle anlam kazanır.

Yüreklerimize dokunan bir merhamet çağrısıdır. Paylaşmanın, yardımlaşmanın ve en çok da bir olmanın değerini yeniden hatırlarız.
Belki uzaklarda kalan bir dostun sesi, belki de yıllardır küs olan iki yüreğin barışmasıdır bayram…
Çocuklar için rengârenk bayramlıklar, büyükler için dualı eller ve dolup taşan sofralardır.

Ama hepsinden öte, içten bir “Bayramın mübarek olsun” demenin sıcaklığıdır bizi biz yapan.
Kurban etini paylaşırken, aslında sevgimizi, gönlümüzü bölüşürüz.
Komşuya uzanan bir tabakta yılların dostluğu, yetim bir çocuğun gözlerinde umut olur.

Bu bayramda da dilerim ki kırılan kalpler onarılsın, yalnızlıklar unutulsun, sofralar bereketle, evler neşeyle dolsun.
Bayram, sadece takvimde bir gün değil; yüreğimizde bir duadır aslında.
Ve o dua, “Birlik olalım, affedelim, sevelim” diye yankılanır.

Bütün dünya Müslümanlarının kurtuluşu, umudu, özgürlüğü olsun bu bayram; her coğrafyada çocuk kahkahası olsun.
Kurban Bayramınız mübarek olsun. Her güne bayram sevinciyle uyanmanız dileğiyle…


Zuhal KİLER

Erken Tanı Hayat Kurtarıyor!
Sokaktan Siber Dünyaya İstanbul’da Suça Geçit Yok!
Şubat Ayında Kültür Merkezinde Yıldızlar Geçidi Başlıyor...
Hizmette Yarışanların Zirvesi: İstanbul’un En Etkin Belediyeleri Belli Oldu!
Trafiğe Master Plan Nefesi!
Mecliste Adalet Vurgusu…
Özyolcu; Yeni Döneme Bayrak Sevgisiyle Başladık
Postacı; İlk Dersimiz Bayrak Oldu...
İlk Dersimiz Bayrak Dedi…
Temel Başalan’dan Berat Kandili Mesajı
Acil Sağlıkta Tarihi Adım Hayata Geçiyor!
İlker Gürbüz’den Berat Kandili Mesajı
Mustafa Necati Işık’tan Berat Kandili Mesajı
Halil İbrahim Türkgenç’ten Berat Kandili Mesajı
İzzet Gündoğar’dan Berat Kandili Mesajı
Ahmet Ali Aydın’dan Berat Kandili Mesajı
Ahmet Yanık’tan Berat Kandili Mesajı
Tuncer Dağ’dan Berat Kandili Mesajı
Togay Çoban’dan Berat Kandili mesajı
Gürbüz Süleymanoğlu’ndan Berat Kandili mesajı
Muharrem Yıldız’dan Berat Kandili mesajı

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.