29.08.2024 13:37:00

Ayhan BAYRAM

BİR BAŞKAYDI 70/80/90 LARIN SOKAK PAZARLAMACILARI..

Bohçacı geldi hanımmmmm! 

Nasıl..?

Çok tanıdık değil mi ..? 60’ların sonundan ki, bunu şahsım görmedi,sonrası 70/80/90 lı yıllardı sokaklarda, plajlarda duyduğumuz ısrarcı ses.

Eve girdiklerinde , bir şey satmadan çıkıp gitmeyen o zamanın en iyi pazarlamacıları, susmak bilmeyen kadın satıcılar...

Çarşaflar, masa örtüleri, kırlentler, yatak örtüleri...

Muhakkak almışsınızdır , tek sizi rahat bıraksınlar diye. 

Sokak satıcıları, Seyyar dondurmacı, sırtında pirinç kazanıyla, kar yağdığında içimizi ısıtan salepçi, bol tarçınsız olmaz...

Evimize hasır sepetler içinde cam şişelerde su taşıyan sucular. Eski tabirle sakalar. Okul önlerinde bembeyaz önlükleriyle rengarenk macunları satan macuncular...

Niyet tezgahları , tavşanlarına çektirirlerdi o günkü kısmetimizi, mani güzellemesiyle okuyup gülüşürdük. Saftık biz saf..

Hükümet binaları, devlet dairelerinin çoklukta olduğu semtlerde yoğunlaşan arzuhalciler. 70’ların sonuna doğru İstanbul’da yaygınlaşan lahmacun satıcıları, 2 kutulu elinde taşıdığı tezgahı , ekmek parası, alın teri...

Zamanla tanışık olup, amca yerine koyduğumuz, sütçü ve yoğurtçu amcalarımız...

Arnavut kaldırımda önce çıngırak sesi, ardından nal sesiyle kulak kabarttığımız, yakın bostanlardan sabah toplanmış sebzeleri satan zerzavatçımız... Yedikule marulu, Çengelköy’ün ayvası, şeftalisi, vişnesi...

Langa’nın salatağı, Bayrampaşa’nın enginarı, Arnavutköy’ün çileği kokulu kokulu, taptaze, tadı tadında. Suni ne var ki hayatımızda plastikten başka... 

Susadığımızda limonatıcılar var, ya da Boğaz kıyısında buza yatırılmış buzzz gibi gazozlar... Hayatımız yalın sade. Ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile...

Geceleri evimizin sıcağında otururken ..

Bozaaa .. Bozaaa diye yaklaşan sesle mutlu olan bir kuşak.

Satıcı yorulmasın diye, cam şişeyle sokağa yollanan bizler...

İnsanın insana verdiği değer, bu günlerde gittikçe azalan ve hatta yok olmaya başlayan güzelim saf, temiz duygular ...

Fakirdik ama mutluyduk.. 

Tebessüm olsun hayatınızda... 

Bohçacı geldi hanımmmmm! 

Nasıl..?

Çok tanıdık değil mi ..? 60’ların sonundan ki, bunu şahsım görmedi,sonrası 70/80/90 lı yıllardı sokaklarda, plajlarda duyduğumuz ısrarcı ses.

Eve girdiklerinde , bir şey satmadan çıkıp gitmeyen o zamanın en iyi pazarlamacıları, susmak bilmeyen kadın satıcılar...

Çarşaflar, masa örtüleri, kırlentler, yatak örtüleri...

Muhakkak almışsınızdır , tek sizi rahat bıraksınlar diye. 

Sokak satıcıları, Seyyar dondurmacı, sırtında pirinç kazanıyla, kar yağdığında içimizi ısıtan salepçi, bol tarçınsız olmaz...

Evimize hasır sepetler içinde cam şişelerde su taşıyan sucular. Eski tabirle sakalar. Okul önlerinde bembeyaz önlükleriyle rengarenk macunları satan macuncular...

Niyet tezgahları , tavşanlarına çektirirlerdi o günkü kısmetimizi, mani güzellemesiyle okuyup gülüşürdük. Saftık biz saf..

Hükümet binaları, devlet dairelerinin çoklukta olduğu semtlerde yoğunlaşan arzuhalciler. 70’ların sonuna doğru İstanbul’da yaygınlaşan lahmacun satıcıları, 2 kutulu elinde taşıdığı tezgahı , ekmek parası, alın teri...

Zamanla tanışık olup, amca yerine koyduğumuz, sütçü ve yoğurtçu amcalarımız...

Arnavut kaldırımda önce çıngırak sesi, ardından nal sesiyle kulak kabarttığımız, yakın bostanlardan sabah toplanmış sebzeleri satan zerzavatçımız... Yedikule marulu, Çengelköy’ün ayvası, şeftalisi, vişnesi...

Langa’nın salatağı, Bayrampaşa’nın enginarı, Arnavutköy’ün çileği kokulu kokulu, taptaze, tadı tadında. Suni ne var ki hayatımızda plastikten başka... 

Susadığımızda limonatıcılar var, ya da Boğaz kıyısında buza yatırılmış buzzz gibi gazozlar... Hayatımız yalın sade. Ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile...

Geceleri evimizin sıcağında otururken ..

Bozaaa .. Bozaaa diye yaklaşan sesle mutlu olan bir kuşak.

Satıcı yorulmasın diye, cam şişeyle sokağa yollanan bizler...

İnsanın insana verdiği değer, bu günlerde gittikçe azalan ve hatta yok olmaya başlayan güzelim saf, temiz duygular ...

Fakirdik ama mutluyduk.. 

Tebessüm olsun hayatınızda...

  


Minik Adımlardan Bayramın En Güzel Selamı
Minik Kalpler Bayram Sevinciyle Erken Buluştu
Kanlı’dan Güçlü Bir Eğitim Vizyonu
Emek Ve Dayanışma Aynı Sofrada Buluştu
Gençlerin Üniversite Yolculuğuna Büyük Destek
Gençler Afetlere Karşı Sahada Öğreniyor
Kadınların Gücü Hayatın Her Alanında Sahne Aldı
Kamu Kurumlarında Üst Düzey Atamalar Yapıldı
Sıkı para politikası sürdürülecek mi?
İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy unutulmadı
Bakan Kurum: COP31’i uygulama odaklı platforma dönüştüreceğiz
Gambiya ile mutabakat zaptı imzalandı
Bıçkıdere Göleti’ne zarar veren yandı
Kırmızı bültenle aranan 16 şahıs Gürcistan’da
Süt ve süt ürünlerinde ne üretiyorlar?

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.