3.02.2025 14:32:00

CAMİYE DİKEY GELMEYİNCE YATAY GELDİ 

 

İnsan hayatı boyunca birçok yere dik yürüyerek gider: İşine, okuluna, pazara, dost meclisine… Ama bazı yerlere hiç uğramaz ya da sürekli erteler. O yerlerden biri de camidir. Camiye sağlıklı, bilinçli ve gönüllü olarak gitmeyen birçok insan, sonunda oraya tabut içinde, yatay şekilde getiriliyor.

Yıllarca Önünden Geçti, Ama İçeri Girmedi

Hayatını camiden uzak geçiren insanlar vardır. Çocukken belki anne babaları onları camiye götürmüştür, ama büyüyünce bırakmışlardır. Gençken “Daha çok zamanım var” demişlerdir. İş güç derken yıllar geçmiştir. Yaşlanınca da “Alışmam zor” diyerek kendilerini avutmuşlardır.

Oysa cami hep aynı yerdeydi, kapıları hep açıktı. Ama onlar o kapılardan içeri hiç girmediler. Yürüyerek, bilinçli bir şekilde camiye gitmediler.

Ama ölüm geldiğinde, kaçış yoktu. Bu kez camiye götürüldüler. Ama bu sefer ayakta değil, tabut içinde, yatay şekilde...

Camiye İlk ve Son Kez Gelmek

Cenaze namazı için saf tutanlar onu konuşuyordu:

— Ah, rahmetli namaza pek gelmezdi…

— Camiye hiç uğramazdı ama bak, sonunda buraya geldi…

Evet, gelmişti. Ama keşke camiye ilk gelişi, son gelişi olmasaydı. Keşke daha önce bir sabah namazında, bir cuma vaktinde ya da bir teravihte buraya adım atsaydı.

Ama olmadı… Kendi isteğiyle camiye yürüyerek gelmedi, ölünce omuzlarda getirildi.

Caminin Kapısı Hayattayken de Açık

Bu bir gerçek: İnsanlar camiye gitmese de, ölüm onları mutlaka oraya getiriyor. Ama mesele, oraya ne zaman ve nasıl gittiğimizdir.

Eğer camiye kendi irademizle, sağlığımız yerindeyken, Allah’a yönelerek gidersek, bu bizim için bir kazançtır. Ama eğer hayatımız boyunca camiye adım atmazsak, bir gün tabutun içinde oraya götürüldüğümüzde, bu artık bizim için bir anlam ifade etmez.

Sonuç: Camiye Yürüyerek Gidelim Ki, Son Gelişimiz Tek Olmasın

Bir gün bizim de cenaze namazımız kılınacak. Ama camiye ilk gelişimiz, son gelişimiz olmasın. Hayattayken caminin yolunu bilelim ki, ölüm gelip çattığında pişmanlık duymayalım.

Unutmayalım: Camiye dikey olarak yürüyerek gitmeyenler, sonunda oraya yatay olarak getiriliyor. Ama o zaman artık iş işten geçmiş oluyor…


Ayhan BAYRAM

Okumuş, Çoklu Yabancı Dil Uygulamasını Hayata Geçirdik
Togay Çoban’dan 30 Ağustos Mesajı
Şennur Erçeri’den 30 Ağustos Mesajı
Mahmut Yusuf’tan 30 Ağustos Mesajı
Vehbi Orakçı'dan 30 Ağustos Mesajı
Beylikdüzü’nde Kayıt Krizi, Vatandaş Bağış Baskısına İsyan Ediyor…
Orhan Tıraşoğlu’ndan 30 Ağustos Mesajı
Eyyüp Günay’dan 30 Ağustos Mesajı
Esenyurt’ta Üç Proje Avrupa’dan Hibe Aldı
Av. Osman Gürcan Çelikkol’dan 30 Ağustos Mesajı
İlker Gürbüz’den 30 Ağustos Mesajı
Mehmet Fatih Yıldırım’dan 30 Ağustos Mesajı
Mustafa Necati Işık’tan 30 Ağustos Mesajı
TEMEL BAŞALAN 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı
YASEMİN ZABCI
YONCA ALTUNEL
"4 Diplomalı Akademisyene Çamur Tutmadı”
SONGÜL ODUNKIRAN 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı
HALİL İBRAHİM TÜRKGENÇ’TEN 30 Ağustos Mesajı
İsmail Faruk Aksu 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı
HARUN GÜMÜŞ 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.