8.02.2026 13:48:00

“Evlenen İnsanlar Sorunlu İnsanlardır, Sorunu Olmayan İnsan Evlenmez” İddiasının Psikoanalitik Ve Bilimsel Çürütülmesi

Son dönem kamuoyunda, deneysel tıp alanında tanınan Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın, “evlenen insanlar sorunlu insanlardır, sorunu olmayan insan evlenmez” şeklindeki ifadesi geniş tartışmalara yol açtı. Sosyal medyada yaygınlaşan bu görüş, evliliğin kişisel eksikliklerden veya çözülmemiş sorunlardan kaynaklandığını, psikolojik olarak sağlıklı bireylerin evlenmekten kaçınacağını öne sürmektedir. Otuz yılı aşkın aile, evlilik ve çift danışmanlığı deneyimine sahip biri olarak şunu açıkça söylüyorum: Bu yaklaşım yalnızca bilimsel temelden yoksun değil, aynı zamanda toplumun temel kurumlarından birini damgalayan, zararlı bir bakış açısıdır.

Psikoanalitik kuram, evliliği “sorunlu” bireylerin sığınağı olarak değil; bilinçdışı dürtülerin, erken bağlanma örüntülerinin ve ilişkisel deneyimlerin yaşandığı, olgunlaştığı ve dönüştüğü bir alan olarak görür. Freud, evliliği libidinal ve agresif dürtülerin sosyal ve yapıcı yollarla bütünleştirildiği bir yapı olarak ele alır. Bu, patoloji değil; aksine kişilik gelişiminin ve ego gücünün artmasının bir yoludur.

Nesne ilişkileri kuramcıları evliliği, bireyin erken dönem yaralarının onarıldığı bir “tutma ortamı” olarak tanımlar. Güvenli bir bağ, kişinin hem kendini hem de karşısındakini bütün yönleriyle kabul edebilmesini sağlar. Yani evlilik, zayıflığın değil; olgunluğun, sorumluluğun ve içsel bütünlüğün bir göstergesidir. Erikson’un tanımladığı samimiyet ve izolasyon evresi de bunu doğrular: İnsan, sağlıklı bir psikolojik gelişim için yakın ve kalıcı bağlar kurmak zorundadır.

Çift terapisi alanındaki güncel yaklaşımlar, evliliği karşılıklı gelişim süreci olarak görür. Evet, evlilikte çatışmalar yaşanır. Ancak bu çatışmalar, çözülmemiş patolojilerin değil, insanın büyüme, değişme ve derinleşme ihtiyacının doğal yansımalarıdır. Sorunlar evliliğin sebebi değil, çoğu zaman evliliğin içinde olgunlaşmanın araçlarıdır.

Bilimsel araştırmalar da bu gerçeği güçlü biçimde desteklemektedir. Boylamsal çalışmalar, evli bireylerin bekârlara göre daha düşük depresyon, daha az kaygı ve daha yüksek yaşam doyumu bildirdiğini göstermektedir. Evlilik, yalnızca psikolojik değil, fiziksel sağlık açısından da koruyucu bir faktördür. Evli bireylerde kalp hastalıkları, felç ve ileri evre kanser risklerinin daha düşük olduğu; yaşam süresinin daha uzun olduğu bilimsel verilerle ortaya konmuştur.

Ayrıca evlilik, sağlıklı davranışları teşvik eder, zararlı alışkanlıkları azaltır, bireye duygusal destek ve stres karşısında dayanıklılık kazandırır. Bu tablo bize şunu açıkça söyler: Evlilik, bir sorun göstergesi değil, tam aksine bir iyilik ve dayanıklılık kaynağıdır.

Erbaş’ın iddiası, seçici bir bakış açısına dayanmaktadır. Sorun yaşayan evliliklere odaklanıp, sağlıklı ve huzurlu milyonlarca evliliği yok saymak bilimsel bir yaklaşım değildir. Ayrıca bu söylem, evliliği tercih eden insanları psikolojik olarak etiketlemekte, toplumun en temel yapı taşlarından biri olan aile kurumunu zedelemektedir.

Türkiye gibi aile bağlarının güçlü olduğu bir toplumda evlilik, yalnızca bireysel bir tercih değil; aynı zamanda toplumsal istikrarın, dayanışmanın ve kuşaklar arası sürekliliğin temelidir. Danışmanlık pratiğimde şunu net biçimde görüyorum: Birçok “sorunsuz” insan, eksiklikten değil; yoldaşlık, paylaşım ve birlikte büyüme arzusu ile evlenmektedir.

Sonuç olarak şunu yüksek sesle ifade ediyorum: Bu iddia temelden yanlıştır. Psikoanalitik kuram evliliği bütünleştirici bir süreç olarak tanımlar; bilimsel veriler evliliğin psikolojik ve fiziksel sağlık için güçlü bir koruyucu faktör olduğunu ortaya koyar. Evlilik, sorunlu bireylerin sığınağı değil; olgunluğun, dayanıklılığın ve insan olmanın en derin ihtiyaçlarından biri olan bağ kurma arzusunun ifadesidir.

Yazar: ekrem çulfa

Anahtar kelimeler: evlilik neden önemlidir, evlilik psikolojiye iyi gelir mi, sağlıklı evlilik nasıl olur, evlilik ruh sağlığını etkiler mi, ekrem çulfa kimdir, ekrem çulfa yazıları,


Prof. Dr. Ekrem ÇULFA

Hafta Sonu Trafik Durdu, Esnaf ve Halk Tepkili
Erken Tanı Hayat Kurtarıyor!
Sokaktan Siber Dünyaya İstanbul’da Suça Geçit Yok!
Şubat Ayında Kültür Merkezinde Yıldızlar Geçidi Başlıyor...
Hizmette Yarışanların Zirvesi: İstanbul’un En Etkin Belediyeleri Belli Oldu!
Trafiğe Master Plan Nefesi!
Mecliste Adalet Vurgusu…
Özyolcu; Yeni Döneme Bayrak Sevgisiyle Başladık
Postacı; İlk Dersimiz Bayrak Oldu...
İlk Dersimiz Bayrak Dedi…
Temel Başalan’dan Berat Kandili Mesajı
Acil Sağlıkta Tarihi Adım Hayata Geçiyor!
İlker Gürbüz’den Berat Kandili Mesajı
Mustafa Necati Işık’tan Berat Kandili Mesajı
Halil İbrahim Türkgenç’ten Berat Kandili Mesajı
İzzet Gündoğar’dan Berat Kandili Mesajı
Ahmet Ali Aydın’dan Berat Kandili Mesajı
Ahmet Yanık’tan Berat Kandili Mesajı
Tuncer Dağ’dan Berat Kandili Mesajı
Togay Çoban’dan Berat Kandili mesajı
Gürbüz Süleymanoğlu’ndan Berat Kandili mesajı

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.