24.03.2025 10:06:00

Hoca Ahmet Yesevi’nin Öğretisinin Avrupa Temsilcisi Gül Baba

 

Psikolojide bir kavram var, algıda seçicilik diye. İnsanın algı sürecinde etkili olduğu kabul edilmiş bir durumu yansıtıyor. Çevrede bulunan uyarıcılardan, olaylardan ya da nesnelerden bir ya da birkaçına dikkati yöneltmek anlamında kullanılıyor algıda seçicilik. Okumayı seven birisi olarak, Nuri Pakdil üstadımızın “Okumadığın gün karanlıktasın.” Sözünün bendeki tesiriyle her nereye gitsem orada kitaplar ile karşılaştığımda hemen dikkatimi celbediyor. Bazen mekânın sahibinden izin isteyerek kitabı alı okur geri iade ederim. Bazen de orada bekleyeceksem bir müddet oturur ilgimi çeken kitaplara şöyle göz gezdiririm. 

 

Bu doğrultu da geçenlerde Esenler Belediyesi Şehir Düşünce Merkezi’nde beklerken masa üzerinde bir kitap dikkatimi çekti. Kitabın adı Günümüz Diliyle Gül Baba, yazarı Şefik Kantar. Kitap 30-40 sayfa civarındaydı. Bir solukta orada beklerken kitabı okudum. Gül Baba ilgimi çekti. Biraz da hakkında araştırma yaptım. Kitaptan edindiğim bilgiler ve yaptığım araştırma neticesinde Gül Baba’yı sizlerde tanıyın diye bu yazıyı kaleme aldım. 

Hayatının ilk yılları hakkında yeterli bilgi bulunmayan Gül Baba, hakkındaki bilgiler genel olarak ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde anlattığı ve bizlere aktardığı kadarı biliniyor. Kesin olarak ne zaman doğduğu bilinmeyen Gül Baba’nın asıl ismi Cafer’dir ve Amasya Merzifonlu’dur. 15. yüzyıl sonlarıyla 16. yüzyıl başlarında yaşamış şair bir Bektaşi dervişidir. Külahında daima bir gül taşıdığı için “Gül Baba, Gül Dede” lakabıyla tanınmıştır.

 

Fatih Sultan Mehmet, II. Beyazıd, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Selim dönemlerinde yaşamış olan Gül baba, Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in torunu Hz. Hasan neslinden gelen ünlü alim Kutbülarifin Yalınkılıçoğlu Veliyyüddin’in oğludur. Bazı kaynaklarda aktarıldığına göre babası Isparta’nın Senirkent ilçesine bağlı Uluğbey (İlegüp) köyündendir. 

 

Evliya Çelebi’nin 1663 yılında Budin’i ziyaret etmesi sonucunda edindiği bilgilere göre, 1531 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından davet edilmiş ve Budin'e gönderilmiş, burada kendisine bir tekke kurmuştur. Gül Baba, Budin’de Hoca Ahmet Yesevi’nin çizgisini Avrupa’nın göbeğine taşımıştır. Bilindiği gibi Yesevilik hareketi, ağırlıklı olarak 12. ve 13. yüzyılda önem kazanmaya başlamış ve kısa sürede önce Anadolu’ya oradan da Rumeli ve Balkanlara doğru yayılmıştır. Hoca Ahmet Yesevi’nin Türkistan’da yeşerttiği bu hareket, Hacı Bektaş-ı Veli ile Anadolu’da kök tutmuş, Sarı Saltuk Baba ile Balkanlar’da dal budak salmış, Gül Baba ile de Orta Avrupa’ya ulaşmıştır. Bektaşi şeyhi olan Gül Baba’nın iyilik ve güzellikleri etrafına saçmasıyla ve Bektaşi hoşgörüsünü kısa zaman içinde Orta Avrupa’nın göbeği olan Budin’de göstermesiyle bölge halkının sevgisini kazanmıştır. 

 

Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1541 yılında gerçekleştirilen Macaristan Seferi  sırasında kuşatılan Budin kuşatmasında büyük fedakarlıklar gösteren Gül Baba, şehrin alınmasında büyük rol oynamıştır. Ancak bu kuşatma sırasında 1 Eylül günü şehit düşmüştür. 

 

Gül Baba için şehrin alınmasından sonra 2 Eylül 1541 günü Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin kıldırdığı ve Kanuni Sultan Süleyman’ın bizzat kendisinin de katıldığı 200.000 kişilik kalabalık bir cenaze töreninin ardından Budapeşte’de bugün türbesinin bulunduğu yere gömülmüştür. Türbenin bulunduğu tepeye “Gültepe-Rozsadomb” adı verilmiş, yanında Gül Baba Bektaşi Tekkesi yaptırılmıştır. Bu tekke, 1686 yılında yıkılmıştır. Gül Baba'nın sekizgen türbesi, 1543-1548 yılları arasında, Budin Beylerbeyi Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış, bir süre Şapel olarak kullanılmış, Sultan Abdülaziz 1867 yılındaki ziyaretinden sonra 1885´te türbeye dönüştürülerek mimar Lajos Grill tarafından onarılmış ve 1916 yılında Macar Prof. I. Müller tarafından restore edilmiştir. 

 

2. Dünya Savaşı'nda ağır hasara uğrayan türbe 1963´te Macar Hükûmeti tarafından yeniden eski durumuna getirilmiştir. 1997 yılında Türk-Macar Hükûmetlerinin iş birliğiyle Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nce ilk yapıldığı güzellikte restorasyonu tamamlanmıştır. Restorasyon sonrası türbenin açılışına dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’de katılarak gerekli ilgi ve saygıyı göstermiştir.

 

Gül Baba’nın insanları ve toplumları kucaklayıcı tavrı, Bektaşi kültürünün getirdiği hoşgörü, kendisindeki insan sevgisi ve kardeşlik anlayışı öldükten sonra da Macaristan topraklarında devam etmiştir. Vefatından sonra türbesi etrafında günümüze kadar gelen farklı din, dil, ırklara mensup insanların bir araya gelişi ve ona gösterilen ilgi ve hayranlık şunu gösteriyor. Bölgede insanlığa kazandırdığı kültürel değerler hala etkisini gösteriyor. İnsanların Gül Baba’ya gösterdikleri ilgi onun ne kadar benimsendiğini ve sevildiğini gösteriyor.

 

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz Gül Baba, temelinde İslam inancı, insan sevgisi ve toplumsal barış olan çizginin hem tarihi hem tasavvufi anlamda son ve ileri uçtaki temsilcisidir. Ne yazık ki ondan sonra ne Anadolu’da ne Balkanlar’da ne de Avrupa’da bu çizginin bu kadar güçlü temsilcisi olabilecek seviye de bir halk önderi, bir kahraman bir manevi lider gelmemiştir. 

 

Bugün dahi Orta Asya’dan başlayan Anadolu ile birlikte, Avrupa içlerine kadar yayılan  Hoca Ahmet Yesevi geleneğinin mefkuresine o kadar çok muhtacız ki anlatamam. Bu sebeple bu ülküyü Anadolu’ya ve daha ilerilere taşıyan Yunus Emreler, Hacı Bektaş-ı Veliler, Mevlâna Celaleddin’i Rumiler, Sarı Saltuklar, Demir Hasan Babalar ve Gül Baba gibilerin çok iyi bilinmesi, tanınması ve tanıtılması gerekir. 


Önder GÜZELARSLAN

Sağanak Yağış Edirne'yi Olumsuz Etkiledi
Kapıkule'de Çantalar Dolusu Esrar Yakalandı
Altun; Boykot Girişimleri Akamete Uğradı
Özel’den sert tepki!
Türk polisinden kaçamadılar!
Güncel kira zammı tavanı belli old
Mart ayı verileri açıklandı
5 günlük bilanço: 47 ölü, 5.743 yaralı!
Yesevi Hareketi Derneği'nden Şehit Nefize Çetin Özsoy'un Ailesine Ziyaret
Sakarya'da su verimliliğine 42 milyon liralık yatırım
Enerjik Gülben!
Bakan Yerlikaya: O çağrı milli ekonomiye suikasttır!
Bakan Göktaş, Almanya’da Küresel Engellilik Zirvesi’ne katılacak
Kocael'de 'Mutlu Şehir Okulları'na Ramazan ilgisi
Erzincan-Kelkit karayolu göçtü!
Fahrettin Altun: Siyasi rekabet ilke ve vizyonla yapılır
Zorunluluk sona erdi...
Özel Öğretim'de yeni dönem... MEB üç kurum için yönerge hazırladı
Diş eti çekilmesi diş kaybı ile sonuçlanabilir!
Aşkın Nur Yengi sevenleriyle buluştu
 Ordu’da 20 yöresel tat korunuyor

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.