Milyonlar Bir Ağızdan, Diyor..! Başbuğlar Ölmez…
Tarih, büyük liderlerin isimlerini altın harflerle yazan bir şahittir. Türk milleti, tarih boyunca bağrından sayısız kahramanlar çıkarmış, cesaretiyle, adaletiyle ve davasına olan bağlılığıyla yol gösteren önderler yetiştirmiştir. Bu kutlu liderlerden biri de hiç şüphesiz Türk-İslam dünyasının Başbuğu Alparslan Türkeş’tir. Onu, vefatının 28. yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Alparslan Türkeş, yalnızca siyasi bir figür değil, aynı zamanda Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde güçlü bir şekilde var olmasını amaçlayan bir ülkü adamıydı. O, İslam’ın ahlaki değerleri ile Türklüğün asaletini birleştirerek, nesillere yol gösteren bir rehber olmuştur. Onun ortaya koyduğu “Dokuz Işık” doktrini, milli şuurun ve inancın bir tezahürü olarak, Türk gençliğinin karakterine kazınmış ve nesilden nesile aktarılmıştır.
Türkeş, ömrünü Türk milletinin varlığına, birliğine ve bekasına adamış bir liderdi. Milli ve manevi değerleri her şeyin üstünde tutmuş, Türk gençliğinin vatan sevgisiyle yoğrulmasını bir ideal olarak benimsemiştir. Onun liderliğinde, Türkiye'nin geleceği için yılmadan mücadele eden binlerce vatan evladı yetişmiş, bu kutsal dava bugün de aynı ruhla devam etmektedir.
Bugün bizlere düşen, Alparslan Türkeş’in mirasını yaşatmak, onun çizdiği yolda, milli ve manevi değerlere sıkı sıkıya sarılarak yürümektir. Türkiye’nin karşısına çıkan zorluklara karşı dik durmak, vatan sevgisini yüreğimizde hissetmek ve ecdadımızdan aldığımız şanlı mirası gelecek nesillere en güçlü şekilde taşımaktır. Türkeş’in vurguladığı gibi, “Türklük bedenimiz, İslam ruhumuzdur.” İşte bu anlayış, bizleri millet olarak diri ve güçlü kılan en büyük unsurdur.
Bu duygu ve düşüncelerle, Başbuğ Alparslan Türkeş’i vefatının 28. yılında rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Onun aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor, dualarımızın onun ruhuna ulaşmasını niyaz ediyorum.
Ruhun Şad, Mekânın ve Makamın Cennet Olsun BAŞBUĞUM…