ÖNEMLİ OLAN MİLLİ BİRLİĞİMİZDİR…
Hiç bir ülkede kurulmuş olan herhangi bir siyasi parti ; içinde varlık gösterdiği sistemi deskalife edecek bir tüzüğü var etmeye kadir değildir. O partilerin mensupları ; milli birlik ve bütünlüğü tehlikeye sokacak ayrıştırıcı, ötekileştirici, kışkırıcı hiçbir söylemi siyasette malzeme yapamaz, yapmamalıda..!
Aslolan hükümetler, iktidarlar değil; halkıyla millet'tiyle devletini müsbet anlamda zirvelere taşımak, bu konuda gayretkeş bir tutum ortaya koymaktır..
Hükümetler gelir geçicidir, iktidarlarda öyle! Siyasette yönetici konumunda olanlar , elbette zamanı gelince; bulundukları makam ve mevkilerini bırakıp,çekileceklerdir...
İnsanları siyasi görüş ve paradigmalarına düçar bırakıp, halkını kin , nefret, ve düşmanlığa sevk ederek bu minvalde saik rol üstlenmek; o ülkenin varlığına, bekasına dair nice tehlikeleri söz konusu yapar.
Şimdi burada değişmesi gereken sadece siyasiler mi; değil elbette! Toplumun da kendini revize etmesi, bu yönde bir çabanın içinde olması gerekir...Başkasının sahip olduğu muhalif görüşlerini düşmanlık adederek, her fırsatta bir saldırı bir arbede içinde varlık arz etmemelidir. Geçmişte böyle durumlardan hasıl olmuş zararları hepimiz gördük, şahit olduk.
Bir ülke için içsel veya dışsal; bir tehlike söz konusu olduğunda, nasıl ,milletçe el ele, omuz omuza verip, bir birlik ve beraberlik tesisi cihetine gidiliyorsa; normal zamanlarda da, bunun böyle olması gerektiğinin bilinmesi gerekir.
Aynı hasasiyet , sadece kendi partileri veya o partilerin mümesilleri için değil; ülkesinin ve milletinin devamlılığı için de gösterilmelidir...
Ele güne karşı; içimizde düşmanlık, kin ve nefret vücuda getirip, böyle uğursuz yapılanmaların çok çok uzağında durmaya gayret etmeliyiz.
Hakikat bir veya bir kaç kişinin değil; herkesin çıkarlarına yapılan vurgudur.
Milettimizin, her zamanki gibi doğru olanı yapıp; birlik ve beraberliğimizin tesisinde üstüne düşen vazifeyi yapacağına inancım tamdır. Çünkü damarlarımızda gezip duran o asil kan bunu gerektirir...
Her siyasetçi, ağzından çıkacak sözleri iyice ölçüp,biçtikten sonra söylemelidir..Bir kelime dahi bir bardak suda fırtınalar koparmaya neden olabilir... Bu konuda herkesin dillerinden akacak söylemleri önce mantık süzgecinden geçirip, sonra dillendirilmesi makbuldür.
Söylenecek olan bir söz şayet toplumsda bir gerginliğe sebebiyet verecekse, hiç söylenmemiş olması gerekir. Bir ip gereğinden fazla gerilirse kopması kaçınılmaz olur. Toplumda öyle..! Kopmaların baş gösterdiği her toplum için bu pek hayra alamet bir durum değildir.
Bazılarınız belkide " bu anlatıklarını bir sen mi biliyorsun; toplumda veya siyasiler içinde bunları hiç bilen yok mu" diyecekler... Elbette alasını bilirler , bilirler ama; çıkarları gereği suya sabuna dokunmamak kendileri için bir çıkar yok olduğunu düşünürler.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.