7.06.2023 09:57:00

Mehmet ERDİL

Rakamlarla Zulüm Dönemleri..!

Misal;

 

Süleyman ağanın oğlu İsmail hakkı, ırgatlığını yaptığın çiftliğinden seni kovsa, sen Süleyman ağanın oğlu İsmail Hakkı’ya;

 

-Beni babanın çiftliğinden mi kovuyorsun? demeye hakkın yok çünkü biliyorsun ki babasının çiftliği!

 

 

Aynen bunun gibi bir subay veya astsubay, kendisini silahlı kuvvetlerden kovan Yüksek Askeri Şura üyelerine de;

 

-Beni babanızın çiftliğinden mi kovuyorsunuz? demeye hakkı yoktu! çünkü Silahlı kuvvetlerde, Y.A.Ş. üyeleri olan paşa babaların çiftlikleri idi o zamanlar!

 

 

Süleyman ağanın çiftliğinden kovulurken nasıl savunman alınmaz ve suçun sorulmaz ise ve nasıl ki, çiftlikte hâkim de savcı da ve mahkeme de Süleyman ağanın oğlu idiyse,

 

 

Aynen bunun gibi, Y.A.Ş’ın çiftliğinde de, savunma alınmaz suçun sorulmaz, mahkeme de Hâkim de Savcı da bizatihi kendileri idi!

 

 

Süleyman ağanın oğlu İsmail hakkı, babasının çiftliğinden kovduğu ırgatları için, formalite yerini bulsun diye babasına, her daim ırgatlara yamayacağı bir bahane uydururdu.

 

 

Anamla gördüm…! Süleyman ağa da; -oğlum başka bir bahane mi bulamadın bizi ele güne rezil mi edeceksin. Demezdi!

 

 

Aynen Süleyman ağanın oğlu İsmail hakkı misali, YAŞ’ın üyeleri de kovdukları subay ve astsubaylar için kamuoyuna formalite yerini bulsun diye ihraç belgelerine bir mazeret yazarlardı!

 

Disiplinsizlik…!

Biliyorlardı ki bunu her duyan, insafınız kurusun diyecek ti!

 

-Y.A.Ş ın babası da, yalanınız batsın evlatlar, bula bula bu mazereti mi buldunuz, cümle alem biliyor ki bu ihraç ettiklerimizin en büyük alameti blakis “disiplinli olmalarıdır” yiğidi öldürdünüz bari hakkını yemeyin. Demezdi!

  

Bari mantıklı bir mazeret olsaydı veya yalanınız biraz kuyruklu olsaydı diye, çakmak salonunun kapıları basına kapatıldıktan sonra, kurula hitaben demiş midir dememiş midir bilmiyoruz ve bilemeyiz orası artık devlet sırrı olarak kaldı!

 

 Hâsılı bir sabah çiftliğe işinize gidiyorsunuz ve işinize son verildiğini öğreniyorsunuz!

  

Şimdi kimi kime şikâyet edeceksin!

 

En büyük, Süleyman ağaya mı!

Asıl büyük, büyük oğlu İsmail Hakkı'ya mı!

Adalet bakanlığına mı!

Muhalefete mi!

………!

 

Geriye bir tek Allah'ın kaldığı dönemlerdi!

 

Hasılı; Toprakları bol olsun ölüp gittiler dünya onlara da kalmadı.

 

Y.A.Ş NIN SÖNDÜRDÜĞÜ OCAKLAR

1990: 47 Subay, 143 Astsubay: 190 kişi

1991: 19 Subay, 78 Astsubay : 97 kişi

1992: 13 Subay, 48 Astsubay : 61 kişi

1993: 13 Subay, 35 Astsubay : 48 kişi

1994: 16 Subay, 38 Astsubay : 54 kişi

1995: 18 Subay, 59 Astsubay : 67 kişi

1996: 46 Subay, 52 Astsubay : 98 kişi

1997: Toplamda 297 kişi

1998: 127 Subay, 145 Astsubay:272 kişi

1999: 20 Subay, 61 Astsubay : 81 kişi

2000: 20 Subay, 42 Astsubay : 62 kişi

2001: 11 Subay, 70 Astsubay : 81 kişi

2002: Toplamda 44 kişi

2003: Toplamda 20 kişi

2004: Toplamda 20 kişi

2005: Toplamda 15 kişi

2006: Toplamda 54 kişi

2007: Toplamda 61 kişi

2008: Toplamda 24 kişi

2009: Toplamda 5 kişi 

 


Kapıda Karanfil ile Başlayan Eğitim Hikâyesi
Başarı Geleneğini Yaşatan Okula Anlamlı Ziyaret
Şiirde Felsefi Derinlik Arayanlara Yeni Bir Eser
Okullarda Ramazan Coşkusu Yarışmayla Taçlandı
Yoğun Katılımlı Büyük Vefa Buluşması…
Başkan Çalık 355 Gün Sonra Hâkim Karşısında
XML Servistenn haber çekiliyor...
Kadın Esnafa, Ahilik Eli Değdi…
Gönül Sofraları, Vefa İle Buluştu…
Akaryakıt Fiyatlarında Eşel Mobil Sistemi Devreye Alındı
Kahriman’dan Büyük Buluşma…
Vefa Sofrasında Buluştular
Maarif Sofrasında Ramazan Bereketi
Şahin'den Kadın Eğitimcilere Anlamlı Ziyaret
Işık; Yetimlerle Aynı Sofrada Buluştu

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.