12.02.2026 09:03:00

İsmet ÜNAL

Türk Siyasetinde Nezaketin Çöküşü Küfürlü Üslubun İfadesi Ve Tehlikeleri

Türk siyasetinde uzun yıllar boyunca sert tartışmalar, keskin polemikler ve ağır eleştiriler yaşanmıştır. Ancak bütün bu çekişmelere rağmen siyasetçiler arasında bir nezaket çizgisi korunmuş, küfürlü ve aileyi hedef alan ifadelerden uzak durulmuştur. Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş, Bülent Ecevit ve Turgut Özal gibi liderler, siyasi rakiplerini en sert şekilde eleştirseler de ağızlarından tek bir küfür çıkmamıştır. Bu durum, siyasetin belli bir seviyede kalmasını sağlayan en önemli unsurlardan biriydi.

Bugün ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullandığı küfürlü ve tehditkâr üslup, Türk siyasi hayatında görülmemiş bir rezalet olarak tarihe geçmektedir. Rakiplerini eleştirmenin ötesine geçerek onların ailelerini, geçmişlerini ve şahsiyetlerini hedef alan ifadeler, siyasetin seviyesini dibe çekmiştir. Bu üslup, sadece muhataplarını değil, aynı zamanda siyasete güven duyan geniş kesimleri de derinden yaralamaktadır.

Dahası, bu şahıs ülkenin en yüksek makamı olan Cumhurbaşkanlığına talip biridir. Böylesine ağır ve küfürlü bir dil kullanan bir siyasetçinin, devletin başına geçme iddiası toplumda ciddi bir endişe yaratmaktadır. Çünkü Cumhurbaşkanlığı makamı, milletin birliğini ve devletin vakarını temsil eder. Bu makama talip olan bir kişinin kullandığı dil, toplumun değerleriyle ve devlet geleneğiyle bağdaşmalıdır.

Ne yazık ki Özgür Özel’in üslubunu savunan bazı gazeteciler ve kalemler de bu çirkinliğe ortak olmuş, siyasetin nezaketini savunmak yerine küfürlü ifadeleri meşrulaştırmaya çalışmışlardır. Oysa basının görevi, siyaseti seviyeli bir zeminde tartışmaya açmak ve topluma doğru bir örnek sunmaktır.

Bugün geldiğimiz noktada, siyasetin dili toplumun dilini de şekillendirmektedir. Küfürlü ve tehditkâr bir üslup, sadece siyasi rakipleri değil, toplumun bütün kesimlerini kutuplaştırır ve yozlaştırır. Bu nedenle siyasetçilerden beklenen şey polemik ustalığı değil, nezaket ve vakar içinde tartışma yürütmektir.

Türk siyasetinde yaşanan bu üslup çöküşü, sadece bir partinin veya bir liderin sorunu değil, bütün toplumun geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Küfürlü dilin siyasette yer bulması, devlet geleneğine ve milletin değerlerine yapılmış en büyük hakarettir.

Yazar: İsmet Ünal

ANAHTAR KELİMELER: Türk siyasetinde nezaket neden kayboldu, siyasette küfürlü dil tehlikeli mi, siyasi üslup neden sertleşti, Türkiye’de siyasi dilin topluma etkisi, Cumhurbaşkanlığı adaylarının dili nasıl olmalı, siyasi polemiklerin toplumsal etkileri nelerdir, basının siyasi dilde rolü nedir, İsmet Ünal köşe yazısı, Türk siyasetinde etik ve ahlak, siyasette kutuplaşma neden artıyor


Minik Adımlardan Bayramın En Güzel Selamı
Minik Kalpler Bayram Sevinciyle Erken Buluştu
Kanlı’dan Güçlü Bir Eğitim Vizyonu
Emek Ve Dayanışma Aynı Sofrada Buluştu
Gençlerin Üniversite Yolculuğuna Büyük Destek
Gençler Afetlere Karşı Sahada Öğreniyor
Kadınların Gücü Hayatın Her Alanında Sahne Aldı
Kamu Kurumlarında Üst Düzey Atamalar Yapıldı
Sıkı para politikası sürdürülecek mi?
İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy unutulmadı
Bakan Kurum: COP31’i uygulama odaklı platforma dönüştüreceğiz
Gambiya ile mutabakat zaptı imzalandı
Bıçkıdere Göleti’ne zarar veren yandı
Kırmızı bültenle aranan 16 şahıs Gürcistan’da
Süt ve süt ürünlerinde ne üretiyorlar?

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.