6.03.2026 09:32:00

Sebahattin AYDIN

Vatandaşın Defteri: Güç, Tehdit Ve Sessizlik II

Uluslararası siyaset çoğu zaman yüksek sesle konuşan liderlerin, sert açıklamaların ve askeri stratejilerin etrafında şekilleniyor gibi görünür. Oysa dünya düzenini anlamak için bazen söylenenlere değil, söylenmeyenlere bakmak gerekir. Çünkü siyaset sadece güçle değil, aynı zamanda sessizliklerle de kurulur.

Bugün Ortadoğu’da yükselen gerilim ilk bakışta üç devlet arasındaki bir güç mücadelesi gibi okunabilir. Amerika Birleşik Devletleri küresel düzeni koruma iddiasıyla hareket ederken, İsrail varoluşsal güvenlik söylemini öne çıkarıyor; İran ise direniş ve egemenlik vurgusuyla kendisini konumlandırıyor. Ancak bu tablo yalnızca devletlerin stratejik hamlelerinden ibaret değildir. Bu aynı zamanda modern dünyanın güç ile ahlak arasındaki geriliminin bir yansımasıdır.

Uluslararası sistemde güvenlik söylemi çoğu zaman devletlerin meşruiyet üretme araçlarından biri haline gelir. Güvenlik gerekçesiyle alınan kararlar çoğu zaman hukuk ve etik tartışmalarının önüne geçer. Böyle dönemlerde siyaset daralır, tartışma alanı küçülür ve toplumlar giderek daha sert kimlik çizgileri etrafında şekillenmeye başlar.

Tarihsel olarak kriz dönemlerinin en kırılgan aktörleri ise çoğu zaman azınlık toplulukları olmuştur. Siyasi gerilimlerin yükseldiği ortamlarda çoğunluk toplumları güvenlik arayışıyla daha kapalı bir tutum benimserken, farklı kimlikler kolaylıkla şüphe ve güvensizlik nesnesine dönüşebilir. Bu durum yalnızca Ortadoğu’ya özgü değildir; modern dünyanın birçok bölgesinde benzer örnekler görmek mümkündür. Avrupa’da göçmen topluluklar, Asya’da etnik azınlıklar veya farklı inanç grupları bu gerilimli dönemlerde çoğu zaman daha kırılgan bir konumda kalırlar.

Oysa insanlık tarihine daha geniş bir perspektiften bakıldığında, büyük medeniyetlerin çoğu zaman kültürel ve toplumsal çeşitliliğin kabul edildiği dönemlerde geliştiği görülür. Farklı inançların ve kimliklerin bir arada yaşayabildiği dönemler, ekonomik ve entelektüel üretimin de arttığı zamanlar olmuştur. Bu nedenle çeşitlilik çoğu zaman bir zayıflık değil, toplumsal gelişimin temel dinamiklerinden biridir.

Buna rağmen günümüz dünyasında siyasal dil giderek daha fazla korku ve tehdit üzerine kurulmaktadır. Güvenlik söylemi genişledikçe siyasal alan daralmakta, kimlikler savunma refleksiyle daha katı sınırlar çizmektedir. Böyle bir atmosferde barış kavramı yalnızca savaşın yokluğu olarak değil, aynı zamanda toplumsal güvenin yeniden inşası olarak düşünülmelidir.

Bu noktada insanlık için temel soru yalnızca askeri dengeler veya jeopolitik rekabet değildir. Asıl mesele, küresel düzenin hangi değerler üzerine kurulacağıdır. Güç ve güvenlik arasındaki ilişki, hukuk ve hesap verebilirlik ilkeleriyle dengelenmediği sürece uluslararası sistemin kalıcı bir istikrar üretmesi zor görünmektedir.

Dolayısıyla dünya siyasetinin önündeki temel mesele şu soruda düğümlenmektedir: Güvenlik adına yürütülen politikalar gerçekten daha güvenli bir dünya mı yaratmaktadır, yoksa yalnızca korkuların ve güvensizliklerin daha da derinleştiği bir düzen mi ortaya çıkarmaktadır.

Bu sorunun cevabı yalnızca devletlerin değil, insanlığın ortak geleceğini belirleyecek niteliktedir.

Yazar: Sebahattin Aydın

Anahtar Kelimeler: Sebahattin Aydın kimdir, Ortadoğu’da güç dengesi nasıl şekilleniyor, uluslararası siyasette güvenlik söylemi neden önemli, küresel siyaset ve ahlak ilişkisi nedir, kriz dönemlerinde azınlık toplulukları neden kırılgan olur, modern dünyada güvenlik politikaları nasıl tartışılıyor, uluslararası sistemde hukuk ve hesap verebilirlik neden önemli, küresel düzen hangi değerler üzerine kurulmalı,


Çalışkan’dan Bağımlılıklarla Mücadele Çağrısı
Beylikdüzü’nde Maarifin Kalbinde Ramazan Coşkusu
Sefalık’ta Maarifin Kalbinde Ramazan Coşkusu
2026 Yılı Çeltik Ekim Başvuruları Başladı
Okçuluk Ruhu İftar Sofrasında Gönülleri Birleştiriyor
Maarifin Kalbinde Ramazan Buluşması
İzsiz’den Kadim Dostlara Vefa Buluşması
Yalçın'dan Öğretmene Şiddete Karşı Güvenli Okul Çağrısı
Ağırbaş; Maarif Modeli İle Değer Temelli Eğitim…
Sarıkaya; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, Bakış Açısını Güçlendiren Bir Rehberdir
Gönüller Türkgenç’in  Sofrasında Buluştu…
Oy Nazlım İle Yirmi Yıllık Emek Sese Dönüştü
Özel Eğitimde Yaşama Dokunan Yeni Kitap
Okullarda Şiddete Karşı Bir Günlük İş Bırakma Kararı
Bölge Birinciliği ve Türkiye Finali Yolculuğu

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.