30.08.2025 09:19:00

Aynur YAVUZ

Vicdan Öldüğünde İnsanlık Da Ölür

İnsanoğlu tuhaf bir varlıktır. Çoğu zaman yanlış yaptığını bile bile, önce kendi vicdanını susturacak bir bahane arar ve bulur da. Oysa insanı insan yapan kalbinde taşıdığı vicdan ve merhamettir. Bunlar kayboldu mu, geriye sadece acımasız bir beden kalır. Bugün etrafımıza baktığımızda, ne yazık ki her geçen gün vicdanı ölen insanların çoğaldığına şahit oluyoruz. "İnsanlarda artık ne vicdan kaldı ne merhamet" sözünü boşuna söylemiyoruz.

Daha iki gün önce apartmanımızın bahçesinde yaşanan olay bunun en acı örneğiydi. Yavrulayan sokak kedisinin dört minik yavrusu katledildi. Anne kedi günlerdir çaresizce miyavlıyor, yavrularını arıyor. Annenin feryadı kulaklarımıza kazınıyor, ama asıl yüreğimizi delen şey, bu vahşeti yapanların da insan olmaları, ya da kendilerini insan addetmeleri.

Merhametsizlik, vicdansızlık sadece sokakta karşımıza çıkmıyor. Bu yapılan vahşetler hayvanlarla da sınırlı değil. Dünyanın birçok yerinde de aynı acı tabloya şahit oluyoruz. Bugün Gazze’de nice anne evladının cansız bedenini kucağına alıyor, nice çocuk gözleri önünde ailesini kaybediyor. Bir zamanlar umutla bakan gözler şimdi korkuyla karanlığa bakıyor. Dünyanın gözü önünde işlenen bu zulüm karşısında vicdan susuyorsa, insanlık da susmuş demektir.

Bir kedinin yavrusu için, bir annenin çocuğu için yeri göğü inleten feryadı, vicdanı ölmüş zalimlerin zulmünden kaynaklanıyor. Allah, kâinatı kusursuz bir dengeyle yarattı. Her canlıya yaşaması için bir alan, bir rol, bir görev verdi. Köpek kediye, kedi fareye, fare böceğe düşman olabilir. Ama insanoğlu... O, hepsine birden düşman olmayı seçti. Kendi nefsine yenildiğinde sadece hayvanlara değil, insana, hatta kendi geleceğine de zarar veriyor. Vicdanın sesini susturan bir dünya, sessizliğin içinde yok olmaya mahkûmdur. Bugün bir kedi yavrusunun, yarın bir masum çocuğun feryadına kulak tıkayanlar, aslında kendi insanlıklarını susturuyorlar.

Oysa bizler, merhametle yaşadığımızda güçleniyoruz. Bir kediye su uzatmak, bir çocuğun başını okşamak, bir mazluma sahip çıkmak, bir yaşlıya hürmet etmek, bir insana tebessüm etmek bile, dünyayı değiştirecek bir tohum ekmek demektir. Vicdanını dinleyen tek bir yürek, karanlığın ortasında bir ışık yakabilir, geleceğe dair bir umut olabilir. Belki de insanlığın en büyük sınavı, kalbinden gelen o vicdanının sesini duyabilmektir. Kalp ölmemiş, vicdan sönmemiş ise vicdanındaki ses ona doğruyu gösterecektir.

Doğan Cüceloğlu ne güzel söylemiş: “Mükemmel değil, merhametli çocuklar yetiştirin. Karıncaları ezmeyen, ağaç dallarını kırmayan, çiçekleri ezip geçmeyen, sevgiyi hissetmeyi ve hissettirmeyi bilen çocuklar.”

Selam ve Dua ile.

Aynur Yavuz


Minik Adımlardan Bayramın En Güzel Selamı
Minik Kalpler Bayram Sevinciyle Erken Buluştu
Kanlı’dan Güçlü Bir Eğitim Vizyonu
Emek Ve Dayanışma Aynı Sofrada Buluştu
Gençlerin Üniversite Yolculuğuna Büyük Destek
Gençler Afetlere Karşı Sahada Öğreniyor
Kadınların Gücü Hayatın Her Alanında Sahne Aldı
Kamu Kurumlarında Üst Düzey Atamalar Yapıldı
Sıkı para politikası sürdürülecek mi?
İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy unutulmadı
Bakan Kurum: COP31’i uygulama odaklı platforma dönüştüreceğiz
Gambiya ile mutabakat zaptı imzalandı
Bıçkıdere Göleti’ne zarar veren yandı
Kırmızı bültenle aranan 16 şahıs Gürcistan’da
Süt ve süt ürünlerinde ne üretiyorlar?

YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.