Yazı Detayı
26 Şubat 2021 - Cuma 14:32 Bu yazı 941 kez okundu
 
TVF Ciddi Bir Samimiyet Testinden Geçiyor
Gülcan TİLKİ
adommedya@gmail.com
 
 

TVF Ciddi Bir Samimiyet Testinden Geçiyor

 

Eskiden çocuklar arasında bir tartışma veya kavga olduğunda babalar önce kendi çocuklarına kızar ve azarlarlardı. Şimdilerde öyle mi? Aileler çocuklardan daha fazla kavgayı/olayı büyütme derdine düştüler. Bu küçük nüans bile adalet sistemimizi irdelemeye yeterlidir diye düşünmekteyim.

Şöyle ki; eskiden babalar bilirlerdi ki hiçbir olayda tek taraflı kabahat yoktur. Çünkü trafikte bile kaza olduğunda her iki taraf  da asli veya tali kusurludur. Hiç kabahati olmasa bile! Eskiden ebeveynlerin bu tavrı, hem çocuğunun karakterinin gelişmesi için hem de kendi yetiştirme sistemlerindeki özeleştirinin neticesi olarak ortaya çıkmaktaydı. Böylece eskiden insani duyguları daha güçlü, daha vicdanlı bireyler yetişirdi. Şimdilerde ise şımarık çocuklar, cüretkâr ebeveynler, aileden cesaret alarak suç işleyen ve gereksiz zaman kaybı, maddi kayıp ve sonucunda bozuk bir nesil. Unutulmamalıdır ki, şımarttıkları çocuklardan dolayı en çok ebeveynlerin başı ağrır sonuçta.

Hâlbuki bu kayıpların çözümü çok basitti. Azıcık bir tevazu…

Şimdi bir ikilemin içerisindeyiz. İnsanlar mı bu kadar kötüleşti, yoksa sistem mi insanları bu hale getirdi.

Ben ikincisinin daha ağır bastığını düşünmekteyim. İnsanlar kendilerinden veya makam sahibi çevrelerinden destek alacağını düşündüler. Alçak gönüllü davranmak yerine, aldığı güçle karşıdakini bastırmayı, egosunu tatmin etmeyi amaçladırlar.

Bu durumun neticesinde ise hem haklıyken haksız konumuna düşen mağdurlar, hem de haksızken haklı olan arsızların adalete güveni kalmadı. Aslında kaybeden yine adalet oldu, kaybeden yine hepimiz olduk!

Çözüm aslında çok basit. Hakkaniyetli davranmak. Hâkim, Hakem ve benzeri karar vericiler tarafların kim olduğuna bakmaksızın tarafsız bir şekilde karar vermeleri gerekir. Öğrencilerinin kâğıtlarını değerlendirirken isimlerini kapatan Öğretmenler gibi! Burda büyük bir samimiyet testi söz konusudur.

Durumu son zamanlarda gerçekleşen bir olayla örneklendirip çözümü sizlere bırakacağım.

Bu ara herkes bir şey konuşuyor. Olayı önce Malatya yerel sayfalarında çıkan haberlerden, ardından TÜRŞAD Takımının açıklamasından, sonra da Malatya Büyükşehir Belediye Spor’un açıklamalarından öğrendik.

Voleybol federasyonumuzun 2020-2021 sezonu 1. Lig takımları olan Malatya Büyükşehir Belediye Spor ile Bitlis Temsilcisi Türkiye Şehit Aileleri Derneği (TÜRŞAD) takımlarının Malatya’daki lig maçında bazı olaylar oluyor. Taraflar birbirlerine fiziki ve sözlü hakaretlerde bulunuyor. Ceza alan taraf Bitlis temsilcisi Türşad takımı. Bu sefer Bitlis’te yapılan maçta sözlü laf sataşmaları oluyor. Bitlis Temsilcisinin listesinde olmayan birisi Bitlis temsilcisi seyircilerinin arasına katılıp, Türsad takımı setlerde 2-0 ve son sette de 7-3 öndeyken sahaya su atıyor. Ve Malatya temsilcisi maçtan hükmen galip ayrılma amacını güderek uygun ortam yok diye sahayı terkediyor.

Olayımızla şımarık çocuğun ne alakası var diye tahmin edebilirsiniz. Tek cümle özetleyeyim. Kimseyi zan altında bırakmak istemem ama Federasyon başkanı Malatyalı. TVF Merkez Hakem Kurulu Başkanı da Malatyalı. Eee bu durumda başkanlar ne yapacak? Sonuçta her federasyon başkanı ülkemiz vatandaşı olacak. O da mecburen bir şehrin evladı olacak. TVF Başkanı ya kendi ilinin takımını koruyup kollayacaktır ya da adaletle hükmedilmesini sağlayacaktır. Kimse bu işte TVF’nin, kurullarının TVF Başkanı Sn. M. Akif ÜSTÜNDAĞ’dan, Sn. Aziz Yener’den ari bir şekilde hareket ettiğini söyleyemez. Burda herkesin merakla beklediği bi soru var. Adalet gerçekleşecek ve herkesi tatmin eden bir karar mı çıkacak? Yoksa birçok kulüple görüştüğümüz üzere Başkanlar kendi illerinin takımı olan Malatya’yı mı koruyacak? Herkes korkmuş, sinmiş, sessiz sakin bir şekilde olayın sonucunu beklemekte. Konuştuğumuz kulüp başkanlarının, yöneticilerinin 80’i aynen şunu diyor. Olayın bir tarafı Malatya olmasaydı sonuç hakkında yorum yapabilirdik. Sahaya çıkmayan bir takım var, ama Malatya olunca yorum yapamıyoruz. Ve konuştuğumuz tüm yöneticiler ismini vermekten imtina etti. Yani ortada böyle de bir korku ve endişe de var… 

Bu da hukuken bir çözüm değil, dolayısıyla bu çözüm yoluna da başvuramayız. Ne yapmalıyız o zaman?

İşte burada Voleybol Federasyonu bir samimiyet testinden geçecek ve şu soru akıllara gelecek. Adalet sağlanır mı?

Şimdi burada Voleybol Federasyonu, MHK tarafsız mı olacak, yoksa tarafsız mı görünecek? Vicdanlı bir baba gibi mi davranacak. Yoksa oğlunu şımartmaya devam mı edecek!

 

Sizce ?

 

Cevabı sizler de benim gibi merak ediyorsanız.  Süreci yakından talip edelim!

 

Saygılarımla

Gülcan TİLKİ

 

Not:Olayın detaylarını merak edenler tarafların iddialarını “malatya_bbsk” ve “adilcevazgkytursadspor” instagram adreslerinden öğrenebilirler.

İki yazıyı okuduğumda dikkatimi çeken şey şu oldu; Malatya Büyükşehir Belediye Spor Kulübü isminde şehit aileleleri ve gazilerin isminin geçtiği Türşad takımına terörist dediği iddiasını reddetmedi. Bu husus gözümden kaçmadı. Hakikatten bu takıma terörist denilmiş olabilir mi? Denilmiş ise çok çok çok yazık… Burda şehitlerin ruhu sızlar.

 
Etiketler: Malatya, TÜRŞAD, Bitlis, Voleybol, Federasyon
Yorumlar
Haber Yazılımı