BU NASIL HELAL..!
Herkesin malumu olan bir cümle var!
"Ölüm hak, miras helal"
Eyvallah…!
Tamam da!
O halde neden;
Mahkeme dolaplarının yarısı "helal" dosyaları ile dolu?
Neden;
Kardeşler bu "helal" yüzünden husumetli, küskün ve kanlı bıçaklı?
Bu nasıl helal!
"Haram" olsaydı anlardım!
Ama değil!
Bir türlü düzelmedi gitti şu iş..!
Katiyetle ağır bir sosyal yara!
Memleketin yüzde sekseni böyle!
Düzeltmeye çalışan yok!
Meclis için kırmızı alarm lık bir konu!
İstatistiklere bakan yok!
Halkı adam yerine koyan yok!
Gel de Devlete seyirci! deme!
Kanunlar ateşe benzin döküyor! deme!
Siyasilere kızma!
Girin birbirinize!
Ve yiyin birbirinizi der gibi bir durum var!
Oysa;
Baba vefat ettiğinde nüfustan kaydı düşürüldüğü günün akabinde neyi var neyi yoksa otomatikmen çocuklarının üzerine aktarılıyor!
Buraya kadar çok iyi!
Bu hükümetin en güzel icraatlarından biri, eyvallah!
Ama "bundan sonrasının" devamı yok!
Tamamen çıkmaz sokak!
Tamamen tıkanıklık!
Şeytan da tam burada devreye giriyor!
güzelim helali, haramdan beter ediyor!
Ezcümle;
Devlet diyor ki benden buraya kadar ey kardeşler! gerisi size kalmış!
Ya adam! gibi anlaşıp satacaksınız ve ederini bölüşeceksiniz!
Ya da insan! gibi anlaşarak yerleri pay edip üzerinize tapusunu geçireceksiniz!
Kardeşler olarak eğer bu kadarını da yapmaktan yoksun ve mahrumsanız!
Bir üçüncü ve son yol ise mahkemeye gitmektir.
Bu ise mealen;
Biz çözemedik sen çöz ey devlet baba! Demektir.
Bir de kardeşliğin bitişin resmiyetidir.
Ne helal miş be…