İsmet ÜNAL

Tarih: 22.02.2026 18:20

Laiklik Maskesi Altında Dinî Değerlerimize Yönelik Engellemeler

Facebook Twitter Linked-in


Laiklik Maskesi Altında Dinî Değerlerimize Yönelik Engellemeler

          Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana Türkiye’de laiklik tartışmaları, dinî değerler ile devlet düzeni arasındaki ilişkinin en sert çatışma alanlarından biri olmuştur. CHP’nin iktidarda olduğu dönemlerde uygulanan politikalar, geniş muhafazakâr kesimler tarafından dinî hayatın kısıtlanması olarak değerlendirilmiştir.  

          Laikliğin Uygulama Biçimi

CHP’nin laiklik anlayışı, dinin kamusal alandan tamamen uzaklaştırılması üzerine kurulmuştur. Bu yaklaşım, başörtüsü yasağı, imam hatip okullarının kapatılması veya sınırlandırılması, dinî etkinliklerin engellenmesi gibi uygulamalarla somutlaşmıştır.  

Toplumun geniş kesimleri, bu politikaları “din düşmanlığı” olarak algılamış ve laiklik kavramına karşı mesafeli hale gelmiştir.  

          Toplumsal Algı ve Tepkiler

Muhafazakâr kesimler, laikliğin din özgürlüğünü koruması gerekirken, CHP’nin uygulamalarında bunun tam tersine dönüştüğünü savunmaktadır. “Türkiye’yi Hristiyanlaştırma” iddiası, tarihsel bir serunevi vardır (CHP. li bir bakanın İngildereye 1930 yıllarda verdiği bir sözdür)CHP’nin dinî değerleri bastırma politikalarının toplumda yarattığı güvensizliğin bir yansımasıdır.  

Bu algı, CHP’nin laiklik söylemini bir “maskeyle” din karşıtlığına dönüştürdüğü düşüncesini pekiştirmiştir.  

          "Atatürk’ün İsminin Kullanılması"

CHP, laiklik politikalarını Atatürk’ün mirasıyla meşrulaştırmaya çalışmıştır. Ancak muhafazakâr kesimler, Atatürk’ün isminin dinî değerleri bastırmak için bir araç olarak kullanılmasını eleştirmektedir.  

Bu durum, Atatürk’ün hatırasının siyasi polemiklerde bir “kalkan” haline getirildiği yönünde tartışmalara yol açmıştır.  

          Türkiye’de laiklik tartışmaları, dinî değerlerin kamusal alanda nasıl yaşanacağı sorusuna odaklanmaktadır. CHP’nin tarihsel uygulamaları, geniş kesimlerce dinî hayatın engellenmesi olarak görülmüş ve bu algı günümüze kadar taşınmıştır. Bugün hâlâ laiklik, bir kesim için özgürlüklerin teminatı, diğer kesim için ise dinî değerlerin bastırılması anlamına gelmektedir. Bu ülkede Aydın kecinen bir kesim yüz altmış imza toplayıp dini degerlerimize saldırı yapmışlardır. Bu Aydın kecinen muptezeller ne hakla mudedeyyin kesimlere saldırı yapabiliyorlar ve ne yazikki bunları destekliyen de maalesef ülkemin anamuhalefet partisidir. Ramazan dolaysiyla okulda okuyan evlatlarımıza oruç tutmaları ve etkinlik yapmalarına müsade edilmelidir. Bunu bile gündeme getiren bir güruh var bende buradan onlara soruyorum burası eski at koşturduğunuz Türkiye değildir yeni Türkiye'nin şartlarına uyacaksınız içinize de sindireceksiniz.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —