İsmet ÜNAL

Tarih: 17.02.2026 09:32

Anadolu Devrimi Ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Liderlik Mirası

Facebook Twitter Linked-in

Anadolu Devrimi Ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Liderlik Mirası

Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde çeyrek asra yaklaşan kesintisiz bir iktidar dönemi, öyle her faniye nasip olacak ya da kolay rastlanacak bir hadise değildir. Hele ki bu coğrafyanın çetin şartlarında, milletine sevdalı bir liderin kefenini giyerek hizmet yoluna çıkması, gece gündüz demeden çalışarak başarılarını sürdürmesi, tarihe altın harflerle kazınan müstesna bir örnektir. Recep Tayyip Erdoğan, sadece içerideki rakipleriyle değil, dışarıdaki pek çok ülke liderinin kıskançlığına ve baskılarına rağmen dimdik ayakta durmayı başarmış, milletin umudu ve ümmetin beklediği o gür ses olmuştur.

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren bu ülkede halktan kopuk bir anlayış hüküm sürmüş; milletin büyük çoğunluğu inancı, örfü ve dili nedeniyle ne yazık ki ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmüştür. Kendini imtiyazlı gören bir azınlık, siyasetten ekonomiye kadar her alanda köşe başlarını tutarken, asıl ev sahibi olan Anadolu insanı hor görülmüş ve geri kalmış damgasıyla dışlanmıştır. İşte Recep Tayyip Erdoğan, tam da bu noktada bu ayrımcı zihniyeti yerle yeksan ederek büyük Anadolu devrimini gerçekleştirmiştir. Kimseyi dışlamadan, her ferdi bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı ilan etmiş ve devletin kurumlarını yeniden milli bir ruhla harmanlamıştır. Bu tarihi dönüşüm, Türkiye’de ilk kez toplumsal birliği tam manasıyla sağlamış ve halkın öz evlatlarının yönetimde söz sahibi olmasına kapı açmıştır.

Erdoğan’ın bugün bir dünya lideri olarak anılmasının en temel sebebi, dış politikada sergilediği o eğilmez ve bükülmez bağımsız duruşudur. Batı dünyasıyla zaman zaman fırtınalı süreçler yaşansa da Türkiye’nin kendi çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan tavrı, ülkemizi küresel satranç tahtasında oyun kurucu bir aktör haline getirmiştir. Ortadoğu’dan Afrika’ya, Kafkasya’dan Avrupa’ya kadar uzanan geniş gönül coğrafyamızda Türkiye’nin etkisi perçinlenmiş, Erdoğan’ın siyasi tecrübesi hasımları tarafından bile takdirle izlenir olmuştur.

Bu kutlu yürüyüşün en kıymetli miraslarından biri de elitist ve milletin değerlerine yabancı olan o eski vesayetçi anlayışın tasfiye edilmesidir. Geçmişte otel odalarında hükümet kuranlar, kirli pazarlıklarla siyaseti dizayn edenler ve memleketin kaymağını yiyen odaklar, Anadolu devriminin gelişiyle birer birer sahneden çekilmiştir. Bugün hala o eski karanlık günlerin özlemini duyanlar olsa da Anadolu’nun gür sesi karşısında çaresiz kalmaktadırlar. Anadolu gençliği artık devletin en kritik yönetim kademelerindedir. Askeri kurumlarımız milli bir ruhla ayağa kalkmış, belirli bir kesimin güdümündeki yapılar eski imtiyazlarını kaybetmiştir. Böylece şanlı ecdadımızın ve Osmanlı’nın o vakur ruhu yeniden dirilmiş, kurumlarımız gerçek milli kimliğine kavuşmuştur.

Rahmetli Turgut Özal’ın o meşhur 21. yüzyıl Türklerin asrı olacak sözünü ete kemiğe büründüren lider, Recep Tayyip Erdoğan’dır. Hem toplumsal barışı tesis etmesi hem de dış dünyadaki vakur duruşuyla o, artık sadece Türkiye’nin değil, mazlum coğrafyaların da gür sesidir. Çeyrek asırlık bu iktidar yürüyüşü, Anadolu insanının şanlı şahlanışının ve Türkiye’nin kendi öz değerlerine dönüşünün en somut ispatıdır. 21. yüzyıla Türk mührünü vuran bu irade, gelecek nesillere bırakılacak en büyük mirastır.

Yazar: İsmet Ünal

ANAHTAR KELİMELER: İsmet Ünal, Recep Tayyip Erdoğan liderlik mirası, Anadolu devrimi ve toplumsal dönüşüm, Türkiye bağımsız dış politika vizyonu, milli ruh ve yerli siyaset, 21. yüzyıl Türk asrı hedefleri, vesayetçi zihniyetin tasfiyesi, Anadolu insanının siyasetteki yükselişi,


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —