Mehmet ERDİL

Tarih: 08.01.2026 09:32

BİR CEP TELEFONU BİR CEP TELEFONUNA DEMİŞ Kİ!

Facebook Twitter Linked-in

BİR CEP TELEFONU BİR CEP TELEFONUNA DEMİŞ Kİ!

 

Cumaa günü, kandil günü, bayram günü, hayır ve iyilik kelimeleri milyarlarca kez telefonlardan telefonlara uçuşur durur!

 

Cihazlar cihazları tebrik eder,

Hemde en güzel en dokunaklı en damar cümlelerle!

 

Bu özel günlerde herkes çok iyidir, cömerttir, merttir, ahlak timsalidir!

En iyi, en veciz temennileri ekranlarda birbirlerine sunmakta yarışırlar!

 

O günlerde, bu kelimeler bir dakikalığına bir santim kadar cisimleşip vücut bulsalar güneşi kapatacak ve gökyüzünü görünmez yapacak kadar çok olur!

 

Ama "kelimeler" mikroskopla bile görülmeyecek ve yok denecek kadar yok olduklarından bu olmaz!

 

Çünkü kelimeler "madde" değildir.

 

Şu ana kadar bir kelimeyi görebilen teknoloji icat edilmemiştir.

Ama "kelimeler" vardır ve bir gerçektir ve varlığının tanığı kulaklarımızdır.

 

Dünyada hiçbir göz "kelimeleri" görememiştir!

 

Cumaa günü, o gün öğlen vaktini biraz geçerek biter ve sonra bu maneviyat şak diye kesilir, sanal dünya biter, hayat kaldığı yerden reel olarak devam eder.

 

Milyonlarca kelimeleri havada çarpışmadan uçuşturan şey ise cep telefonlarımızdaki mesajlardır, vatsaplardaki metinlerdir!

 

O gün aslında birbirleriyle mesajlaşanlar cep telefonlarının bizzat kendileridir.

 

Bir Cep telefonu diğer  cep telefonlarına der ki;

 

"Cumaanız mubarek olsun"

"Hayırlı Cumaalar"

Allahım israili kahret vs..

 

Bu güzel dilek ve temennileri ise sen sadece, bir düğmeye basarak kayıtta bulunan belki bin telefon numaralarına anında nüzul ettirirsin!

 

Her cumaa bu olayı uzun uzun düşünürüm!

 

"Allahım Gazzeli kardeşlerimize yardım et, israili de Amerikayı da kahret"  imamın bu cümlelerine cemaat koro halinde amin derler, bu hiçbir cumaa ihmal edilmez.

 

İki yıldır ne israil ne amerike bir türlü kahrolmadı ve kahrolmuyor ve alçaklıklarına hızlarını artırarak devam ediyorlar..!

 

Kimseyi umursamıyorlar, takmıyorlar, dinlemiyorlar, adam Birleşmiş Milletleri vuruyor, öbürü Devlet başkanını kaçırıyor, öbürünü de kaçıracağım diyor bunun dahası var mı!

 

Bizim kuru kuruya beddua okumalarımız hep havada kalıyor!

 

Tıpkı bir beyaz kağıda yüzlerce kez Ateş Ateş diye yazsak biliyoruz ki, o kağıt yanmaz, o kağıt tutuşmaz!

 

Bunun için kibrit lazım!

Ve kipriti çakmak için irade lazım!

 

Bunu "akıl" diyor.

Allahın koyduğu "kanun" fizik diyor.

Zalim alçak ve çok şerefsiz İsrailin ise kahrolması için tepelerine tepelerine tıpkı kendisinin Gazze halkına yağdırdığı gibi bomba yağdırmakla olur! Diyor.

 

Allah fizik kanunlarını ve her türlü kanunlarını koymuş!

Bu kanunların işleyiş biçimini keşfedip ona göre hareket etmekten başka çare yoktur.

 

Biz bunu yanlış anlamış ve yanılmışız!

Beddualara takılmışız.

Olmuyor!

Olmadı da!

 

Müslümanlığı da umre ve namaza kilitlemekle cennete gidemeyiz.

146 yerde geçen infak zekat sadaka emrini,  cami çıkışı kutuya atılan 5 liradan ibaret sanarak cennete gidemeyiz, yüzde yüz kira artışlarında, işçiye maaşta, sınırları zorlayıp insafsızlaşarak cennete gidemeyiz, altta kalanın canını çıkartarak cennete gidemeyiz. Cennete gitmenin pek çok yolu ve tarifi var oysa, buyurun size yüzde yüz bir cennetin bileti: Beled suresi.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —