"HAKSIZLIK" DEYİP GEÇMEYİN…
Rivayet bu ya,
Halife Harun Reşidin oğlu olan Memun’a hocası bir sopa vurur.
Hocasına; -neden vurdun der,
Hocası sus işareti yapar, sonra bir başka gün tekrar neden vurdun diye sorar, hocası sus der,
Memun bu tokadı unutamaz, tam 20 yıl sonra bu kez halife olarak sorar hocasına, bana neden vurmuştun!
Hocası unutmadın değil mi? Der.
Memun evet unutmadım!
Hocası tarihe geçecek şu cevabı verir.
Görüyorsun zulüm asla unutulmaz, sen de zulmetmeyesin diye vurdum…
Demek devlet adamları böyle yetiştiriliyor!
Yıllarca hatıralardan çıkmayan müthiş bir ders.
Bu rivayete hayran oldum…
Yıllar geçiyor da adam bir tokadı unutmuyor, unutamıyor,
Hoca nın vurduğu yerde gül biter de demiyor.
Yahu altı üstü bir tokat ne olacak unut gitsin de demiyor, insan kendisine atılan bir tokat’ın bir haylazlığının peşinden gelse anlar ki, hak etmişim. Eğer bu hak etmeden vurulan bir tokat ise onu unutamaz elbet,
Onurlu insanların durumu böyledir.
Haksızlığı unutamaz.
Oysa Memun’un unutamadığı bu tokat;
28 Şubat sürecinde, Y.A.Ş ın Yaşzedelere attığı tokadın yanında iltifat dan sayılır.
Bu Y.A.Ş ın attığı tokatı seneler geçse de hiç bir Yaşzede unutmadı!
Yaşzedeler de yıllardır hep sordular.
Bıkmadan, usanmadan…
Cumhurbaşkanına,
Genelkurmay başkanına,
Başbakana,
Parti liderlerine,
Meclis Başkanlığına;
Bize niye vurdunuz...!
Yüksek Askeri Şura mağdurlarının ASDER'e alternatif derneği başkanımız Yüksel Salter Bey’in bir ayağı mütemadiyen hep Ankara da oldu, haftalık gurup toplantılarında oradaydı. Muhatap oldukları zevat, ilk zamanlar fotoğraf çekip gönderiyorlardı, baktılar ki bundan kurtuluş yok, dinlemeye başladılar.
Sonuç; yok…
Oysa başkan bizim adımıza tıpkı Memun gibi sadece soruyordu,
Bize neden vurdunuz?
***
Haksızlık unutuluyor mu! Asla.
2010 Referandumunda, yaşzedeler ağızlarına sürülen sadece bir parmak bal ile kala kaldılar.
Hepsi bu kadar.
Oysa ne çok ümitli idik, çünkü zulmü unutmayan bir Memunun iktidarı vardı!
Olmadı. Olamadı, başaramadık, belki de beceremedik…
Yani yarım oldu…
Geçenlerde ASDER geleneksel iftar proğramında bir kısım tuzu kuru yaşzedeler yine bir araya geldiler,
Tıpkı geleneksel kaz dağı bisiklet turu misali,
Geleneksel maraton koşusu misali.
Cansız ve ruhsuz…
Hiç kusura bakmasınlar…
Netice, yok!
Çalışma yok.
Gayret yok.
Bol bol idare i maslahat var.
Oysa böylemi olmalıydı…
***
Bir önceki yazım olan;
"Yakuplu işçilerinin ahı indirdi necip şahı" nda belirtilen o 35 işçinin içinde bende vardım. Kendimi yazamadım…
Haksızlığın Askeriyesi sivili yokmuş!
Hasılı;
Haksızlık unutulmuyor azizim.
Yıllar geçse de.
***
Evet bu dönemde, bahtımızın karalığına imza atan paşaların akibetlerini gördük.
Yüreğimiz soğusa da, bir yanımız yine yangın yeri.
Hak bir bütündür.
Yarım hak hak değildir.