Mehmet ERDİL

Tarih: 23.01.2026 10:43

Hocam Kitapta Yazılanların Neresindeyiz!

Facebook Twitter Linked-in

 

Hocam Kitapta Yazılanların Neresindeyiz!

 

Şapkamızı önümüze koyup uzun uzun düşünelim!

Toplumumuzda sıkıntılar var, vaziyetimizle ve gidişatımızla belayı üzerimize celb ediyoruz ki, Allah muhafaza eğer gelirse bundan kimse, ben nasipsiz kalırım diyemez!

 

Meseleyi arz ediyorum efendim;

 

Okumak.

Adil olmak.

İyilik yapmak.

Namuslu olmak.

Akrabaya yardım etmek.

Parasal yardımlar yapmak.

Yemek yedirmek.

Ahlaklı olmak.

Yalan söylememek vs.

 

Kuranda bildirilen ve mensuplarına, ısrarla yapmaları emredilen bu konuları, okudum ve gördüm ki bu maddeler; Allahın net bir şekilde emirleridir.

 

Ve bir yerde de, bunlardan sorgulanacaksınız diyor! İfade çok net!

 

Okudun mu?

Adil oldun mu?

Yalan söyledin mi?

Yakınlarına yardım ettin mi?

Yemek yedirdin mi?

Namuslu oldun mu?

Çaldın mı? Diye soracak.

 

Kim?

Allah!

 

Huzuruna gitmeden, fırsatımız varken, sorgulanacağımız kitabı okumalı bilmeli öğrenmeli ve gereğini yapmalı değilmiyiz!

 

İngilizce bir mektup gelse gidip bu dili bilene, hele şunu bir oku ne diyor diye  sormaz mıyız, merak etmezmiyiz!

 

Kuranı kerimde, Allahın bizlere sayfa sayfa mektuplarıdır!

 

Bu muazzam maddelerin uygulanması konusunda hiç iyi olmadığımızı, adeta sınıfta kaldığımızı, hakkını vermediğimizi ve dolayısıyla emre itaatsizlik yaptığımızı söylememe gerek yok, herkes vicdanen bunun farkında, çünkü inanç eksikliğimiz var, hesap vermeyi uzak görüyoruz! Dostlar alışverişte görsün modundayız!

 

Oysa uykularımız kaçmalı değil mi?

Allah müteaddit kez zerreleri soracağım diyor!

 

Namaz kılmak,

Oruç tutmak,

Hacca ve umreye gitmek,

Kurban kesmek ise,

 

Bu konuların yapılması bir emir sigasıyla değil de, öğülerek, teşvik edilerek söylendiği görülmektedir, yani namaz kılanlar ve zekat verenler, zinaya yaklaşmayanlar şeklinde söyleniyor! Neticede bu da emir sayılır ama diğerleri gibi emir sigasıyla söylenmemiş!

 

Yukarıdaki ilk maddelerin yapılmasında bir kesinlik bir katilik var! Resmen bir emir var! Eğer bu dinin mensubu isem yapmam lazım diyeceksin! kurtuluş yok! Askerlik yapanlar emrin ne demek olduğunu bilirler, hele bir onbaşının emrini dinleme, yüzbaşının binbaşının, generalin dinlemede gör, seni divanı harpte yargılarlar!

 

Aşağıdaki maddelerde ise, emire göre hafif, ama dolayısıyla bir övgü bir teşvik var!

 

Yalan söylüyorsun ama namaz kılıyorsun,

Adil değilsin ama hacca gidiyorsun,

Ahlaksızsın ama oruç tutuyorsun! Olmaz.

 

Evvela adil olacaksın, yalandan uzak kalacaksın, ahlaklı olacaksın sonra ne yaparsan güzel olur.

 

Biz, yüzde yüz, zinhar ve kesinlikle emir olan konulara kabul edelim ki ilgisiz kalmışız, bununla yüzleşmek lazım, söyleyin Allah aşkına adil miyiz, Adaletin neresindeyiz! Zekatın neresindeyiz! Altta kalanın canı çıkmıyor mu?

Zengin fakir arasında makas açıldıkça açılmıyor mu? Güçlü güçsüzü ezmiyor mu? Biz kitabı neresinden anlamışız!

 

Dünya nüfusunun yarısı olan 4 milyar insanın parası sadece 12 kişi de toplanmış şu işe bak!

 

Biz İslam toplumlarında bu olamaz, olmamalı! inancımız buna müsaade etmez, eder diyen kendini aldatır, yasalarımızda onu denetleyecek bir mekanizma yok ancak ak'ı kara yı orada görecek, burada bir müeyyidesi yok!

 

Hz Ebubekir Ridde savaşlarını kime karşı yaptı bir bakın!

Öyle yağma yok kimse malını yığamaz, Müslümanımızın çoğu zekatını vermiyor ve böylelikle hayatı tıkıyor, ekonomik buhranların oluşmasına sebebiyet veriyor, zengin fakir makası açıldıkça açılıyor.

 

Zekât, ergenlik çağına erişmiş, hür ve aklı başında olan, hicri olarak bir yıl boyunca nisap miktarı mala (81 gr altın) sahip olmuş Müslümanlara farzdır. Bu miktarın %2,5'i zekât olarak verilmelidir.

 

Bunu fıkıh kitapları diyor ben demiyorum.

 

Bir kadının kolundaki beş bileziğinin zekatını vermesi istenirken, beş yüz bilezik, 5 bin bilezik alacak mal varlıkları olanlar acaba bu emrin neresindeler!

 

Alttaki maddelere gelecek olursak, bu maddelerde iyiyiz, şimdi eğri oturup doğru konuşalım, camilerimiz dolup yaşıyor,  hacda kotayı aşıyoruz, hatta yabancı ülkelerin kotaları üzerinden gidiyoruz, umre ise su yolumuz olmuş, adam doyamıyorum diyor! yahu, demiyor ki bir kez de fukara akraba mı göndereyim o da doysun, olur muuu! Benimle mi kazandı, çalışsın diyor! tıpkı, ben ilmimle kazandım diyen Karun gibi!

 

Oruç ayımız süper, aha önümüzdeki ay başlayacak, zamlar her zaman olduğu gibi pusuda, esnaf bekliyor bu fırsat ayını! oysa bırak zammı indirim daha ahlaki olmaz mı! Mutaffifin suresini duydunmu desen çoğu esnaf bilmez! Ama cumaaları hiç kaçırmazlar! şimdi Allah için, yiğidi öldür hakkını yeme! davetler, kırıla gidecek teravihler kandiller bunlar tamam!

 

Hasılı bu konu benim işim değil! İnsan mecbur kalınca ve dertlenince yazıyor!

 

Müftüler, imamlar, hocalar  proflar, diyanet, ilahiyat, imam hatipler vs. bu konuda suskun olmamalılar!

 

Toplum çöküyor, bilsinler ki biz altında kalırız da kimseler üstünde kalmazlar!

 

Mensubu olduğumuz din çok yüce! Çok acı ama biz neden cüceyiz! nerede yanlışa ısrar ediyoruz!

 

Yazar:  Mehmet Erdil

ANAHTAR KELİMELER: İslamda ahlak kuralları nelerdir, Kuranı Kerim emirleri nelerdir, zekat vermeyenlerin durumu nedir, Hz Ebubekir Ridde savaşı, adalet ve namaz ilişkisi, zengin ile fakir arasındaki makas, Mehmet Erdil köşe yazıları, 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —