Mehmet ERDİL

Tarih: 24.02.2026 08:31

KÖYLERİ KALDIRDIK HAMDOLSUN!

Facebook Twitter Linked-in


 

KÖYLERİ KALDIRDIK HAMDOLSUN!

 

 

Arkadaşın biri; -ohooo şimdi köylerde BİM var deyince Şok olmuştum!

Sonra Şok ta açılmış, 101 de! File var mı bilmiyorum!

 

 

Bu üç harflilerin girdiği yerde köy bakkallarının yaşama şansları var mı! Yok.

Hasılı bu açılımla, birer birer köylerimizin selaları okunmuş oldu!

 

Köyleri kaldırıp şehre bağlı mahalle yaptıklarında, bir gün muhtarlığı da kaldıracakları hiç aklımıza gelir miydi?

 

Şimdi onu konuşuyorlar..!

 

Bir Bakanlıktan çok daha iyi ve çok daha önemli bir kurum olan muhtarlığı önce önemsiz, işlevsiz, fonksiyonsuz yetkisiz yetersiz kıldılar, yoldan geçenlere hiçbir şart aramadan muhtarlığa aday olmaları şansı verdiler, lüzumsuz ve küçük gördüler, "muhtar bile olamaz" sözüyle, bunu tescillediler! sonra da ortadan kaldırma aşamasına geçtiler!

 

Güzel bir proje!

 

Bu konu, bu ülkenin; kimliği ne olursa olsun, hamiyetperver ve akıllı vatandaşlarına, perdenin arkasında bulunan büyük akıl hocalarının varlığını ayan beyan göstermektedir.

 

Halbuki halkı fert fert en iyi tanıyan, hemhal olan, sorunlarını bilen, halkla iç içe yaşayan, yan yana komşu olan, akraba olan, hısım, arkadaş olan, onlarla ağlayıp onlarla gülen mi daha faydalı olur, yoksa bunlardan hiçbiri olmayan, bilmeyen ve tanımayan dışardan biri mi faydalı olur?

 

Muhtarlık kurulduğundan beri sadece temsiliyette bırakılmış  yetkilendirilmemiş, Devletin ilk kapısı idi! onu daha da güçlendirmek yerine kaldırmak fikri bu milletin hayrına olamaz!

 

Artık milletin ilk kapısı Kaymakamlık!

 

Siz hiç kaldığınız apartmanı, sizden her hangi bir seçilmiş komşu yerine dışarıdan atanmış birinin yönettiğini duydunuz mu! ilerde belki sıra oraya gelecektir!

 

Televizyonlar siyah beyazken çocukluğumda hatırladığım bir reklam filmi vardı;

 

Köylünün biri ellerinde tavuklarla şehre inip bunları satıyor, şehirden de Tavuk Knorr alarak sanki bir şey başarmış gibi köyüne mutlu mesut dönüyordu!

 

Hadi bu reklamda bir mantık arayın, bir iyi niyet arayın da göreyim!

 

Demek ki ta o zamanlara dayalı altyapılar hazırlanmıştı!

Yani tabirimi mazur görün, kafasız bir köylü izlenimi vererek hakiki organik tavuğunu satıp sahte bir tavuk çorbası tableti almasını medyanın gücü sayesinde medeniyete terakki gibi göstererek, bu millete yutturuyorlardı!

 

Şimdi bu knoru yiyen köylüler "Köyüme dokunmayın" diye ayağa kalkar mı? Tabi ki hayır! Hal böyle olunca, zaman içinde bir de bakmışsınız ki köyler de boşanmış, şimdilerde zenginlerin nostalji olsun diye dinleneceği ve hobisi için bahçe çiftlik yapacağı, yazları bir müddet temiz hava alacağı yerler haline getirilmiştir, köy yerinde yumurtanın bile BİM den tedariki sağlanmıştır ötesi var mı!

 

Muazzam bir aklın zaman içinde lime lime işlenerek oluşturduğu bu projenin sonu nereye varacak yaşarsak göreceğiz.

 

Kekik kokan yaylalarımız, yemyeşil dağlarımız, münbit ovalarımız ve iki yüz bine yakın Tarım Bakanlığı isminde bir Ordumuz varken, bir şehrimiz kadar olan Hollanda'nın bu konuda çeyreği kadar olamamamız bu millete dokunmuyorsa, bırakın köylerde tedavülden kalksın anasını satayım!

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —