Ortadoğu’da Güç Dengeleri Ve Türkiye’nin Stratejik Rolü: ABD’nin Çıkmazı, Türkiye’nin Diplomatik Liderliği
Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere baktığımda, ABD’nin bölgeye yönelik politikalarının giderek daha büyük bir çıkmaza sürüklendiğini açıkça görüyorum. ABD’nin askeri varlığı, özellikle kara savaşlarında yüzlerce tabutun ülkesine dönmesi ihtimali, Washington’daki yönetim için ciddi bir iç siyasi risk oluşturmaktadır. Bu durum, Amerikan kamuoyunda yönetim değişikliğine yol açabilecek ölçüde tehlike arz etmektedir. Nitekim bu tür kayıpların, Başkan Trump’ın siyasi geleceğini doğrudan etkileyebilecek bir faktör olarak değerlendirildiği de ortadadır.
Ben bu tabloyu okurken, Türkiye’nin bu süreçte nasıl bir konuma yükseldiğini de net bir şekilde görüyorum. Türkiye, Ortadoğu’nun en güçlü devleti olarak öne çıkmaktadır. Hem askeri caydırıcılığı hem de diplomatik etkinliği sayesinde bölgedeki krizlerin yönetiminde merkezi bir rol üstlenmektedir. ABD ve İsrail çevrelerinin Türkiye’nin politikalarını yakından takip etmesi, Ankara’nın bölgesel denklemlerde ne denli belirleyici bir aktör olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü lider diplomasisinin yalnızca Türkiye’nin güvenliğini sağlamakla kalmadığını düşünüyorum. Aynı zamanda bu diplomasi, bölgedeki ateşin daha geniş bir alana yayılmasını da engellemektedir. Bugün gelinen noktada, ABD’nin yarın Türkiye’nin barış girişimlerine “evet” demesinin kaçınılmaz hale geldiğine inanıyorum. Çünkü mevcut krizleri durdurabilecek, tarafları masaya oturtabilecek ve kalıcı bir çözüm üretebilecek güçlü ve etkili bir liderlik çizgisi ortadadır.
Türkiye’nin stratejik sabrını da doğru okumak gerekir. Bu sabır, sınırsız bir tolerans anlamına gelmemektedir. NATO üyesi olmanın getirdiği güvenlik avantajlarıyla birlikte Ankara, gerektiğinde mukabele etme iradesini de açıkça ortaya koymaktadır. Bu kararlılık, Türkiye’yi yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de güvenli bir liman haline getirmektedir.
Sonuç olarak şunu açıkça ifade ediyorum ki, ABD’nin Ortadoğu’da içine düştüğü bu tablo kendi yönetimini zora sokarken; Türkiye’nin diplomatik ve askeri gücü bölgedeki istikrarın anahtarı haline gelmiştir. Bu süreci durdurabilecek, yön verebilecek ve çözüm üretebilecek en güçlü aktör, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Türk diplomasisidir.
Yazar: İsmet Ünal
Anahtar kelimeler: ortadoğu güç dengeleri nedir, türkiye ortadoğuda nasıl güçlü oldu, abd ortadoğu politikası neden başarısız, türkiye diplomatik rolü nedir, recep tayyip erdoğan lider diplomasisi nedir, türkiye nato gücü ne anlama gelir, ortadoğu krizleri nasıl çözülür, abd neden ortadoğuda çıkmazda, türkiye bölgesel lider mi, ismet ünal ortadoğu analizi nedir