İsmet ÜNAL

Tarih: 19.01.2026 09:40

Türkiye’nin Stratejik Duruşu ve Bölgesel Dengeler

Facebook Twitter Linked-in

Suriye’de Pkk Ypg Sdg’ye Yönelik Operasyonlar Hız Kazandı Türkiye’nin Stratejik Duruşu ve Bölgesel Dengeler

2026 yılı itibarıyla Suriye’nin kuzeyinde tansiyon yeniden yükselmiş durumda. Suriye ordusu, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde konuşlanmış, SDG adı altında faaliyet gösteren PKK YPG unsurlarına karşı kapsamlı bir askeri operasyon başlattı. Bu gelişme, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşırken, Türkiye’nin bu sürece yönelik tutumu da dikkatle izleniyor.

Suriye ordusu, Halep’teki PKK YPG mevzilerini meşru hedef ilan ederek operasyon başlattı. Özellikle Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yoğun çatışmalar yaşanıyor. Sivil halkın zarar görmemesi amacıyla Avarid ve Zuhur Caddesi’nde insani geçiş koridorları açıldı. Ancak örgütün bu koridorları hedef aldığı bildirildi. Operasyonun gerekçesi olarak PKK YPG’nin Suriye ordusuna ve sivil yerleşimlere yönelik saldırıları gösterildi. Bu saldırılarda 1 asker ve 5 sivil hayatını kaybetti, 31 kişi yaralandı.

TÜRKİYE BU SÜRECİ SADECE UZAKTAN İZLEYEN BİR ÜLKE DEĞİLDİR.
Uzun süredir PKK YPG’yi ulusal güvenliğine açık bir tehdit olarak görüyor. Suriye’nin kuzeyinde kurulmak istenen bir terör koridoruna karşı net ve kararlı bir duruş sergiliyor. Türkiye için sınır güvenliği ve terörle mücadele, dış politikanın temel taşlarından biridir. Bu nedenle Suriye’nin kuzeyinde PKK YPG varlığına karşı yürütülen her adım Ankara tarafından dikkatle takip ediliyor.

Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu her fırsatta vurguluyor. Ancak terör tehdidi söz konusu olduğunda, gerektiğinde tek taraflı askeri müdahale hakkını da saklı tutuyor. İsrail’in YPG ile olası ilişkileri ise Ankara tarafından yakından izleniyor. Bu tür temaslar, Türkiye açısından dolaylı bir güvenlik tehdidi olarak değerlendiriliyor.

BU MESELE SADECE BÖLGESEL DEĞİL, KÜRESEL DENGELERİ DE İLGİLENDİRİYOR.
ABD, Rusya, İran, İngiltere ve Fransa gibi aktörlerin Suriye’deki varlığı Türkiye’nin güvenlik önceliklerini doğrudan etkiliyor. Ankara, bu ülkelerin kendi hesapları uğruna Türkiye’nin güvenliğini görmezden gelmesine açıkça karşı çıkıyor. Türkiye, askeri kapasitesi ve caydırıcılığıyla bölgede en güçlü ordulardan birine sahip olduğunu ve gerektiğinde tek başına hareket edebileceğini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Suriye demek Türkiye demektir sözü, Ankara’nın bu coğrafyayla olan tarihsel, kültürel ve güvenlik bağlarını özetliyor. Suriye ve Irak hattı, Türkiye’nin en hassas ve en kırılgan güvenlik alanıdır. Bu bölgede yaşanacak her gelişme, doğrudan Türkiye’nin geleceğini ilgilendirir.

TÜRKİYE BU COĞRAFYADA ZAYIFLARSA, BEDELİ AĞIR OLUR.
Bu nedenle Türkiye, varını yoğunu bu bölgenin güvenliği için kullanmak zorundadır. Terörsüz Türkiye hedefini sulandırmaya yönelik her türlü provokasyon dikkatle takip edilmelidir. Bölgeyi karıştırmaya dönük hamlelerin önüne geçmek, sadece bir tercih değil, bir zorunluluktur.

Suriye’deki gelişmeler, dengelerin yeniden kurulduğu bir dönemi işaret ediyor. Türkiye bu süreci yakından izliyor, gerektiğinde sahada da masada da aktif rol almaktan çekinmiyor. Uluslararası aktörlerin bu hassas dengeleri gözeterek hareket etmesi, bölgesel istikrar kadar Türkiye’nin güvenliği açısından da hayati önem taşıyor.

Yazar: İsmet Ünal

 

 

Suriye’de PKK YPG operasyonları neden arttı mı, Türkiye Suriye politikasında ne hedefliyor mu, Suriye’nin kuzeyi Türkiye için neden önemli mi, PKK YPG Türkiye için tehdit mi, Suriye’deki gelişmeler Türkiye’yi nasıl etkiler mi, İsmet Ünal köşe yazısı ne anlatıyor,


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —